Apanage türkçesi Apanage nedir

  • Kral'ın mirası.
  • Doğuştan hak kazanılan mülk.
  • Doğuştan yetenek.
  • Vergi.

Apanage ingilizcede ne demek, Apanage nerede nasıl kullanılır?

Apanthropia : İnsan korkusu.

Apanthropy : Apantropi.

Apantomancy : İlk görülen nesnenin ilgili toplumdaki simgesel durumuna göre geleceği saptama işi. bk. bakı, simge. İlk nesne bakısı.

Emperor of japan : Japonya'da törenlerde kullanılan devletin kukla başkanı ve japon imparatorluk ailesinin başı. Japonya imparatoru.

Imperial japanese navy : Japon imparatorluk deniz kuvvetleri. 1945'ten önceki japon deniz kuvvetleri.

Japan : Japon verniği. Vernik. Parlak ve sert cila. Japonyalı. Japon verniği sürmek. Verniklemek. Laka. Japonya.

Japanese black calf cardiomyopathy : Japonya siyah buzağılarının kardiomiyopatisi. Kalpte sol karıncıkta yaygın dejenerasyon, nekroz ve genişlemeyle birlikte, hidroperikard, hidrotoraks, asites, akciğer ödemi ve solunum güçlüğü bulgularıyla seyreden japonya siyah buzağılarında görülen, otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık.

Japan quince : Japon ayvası. Gülgiller (rosaceae) familyasından, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan, yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü.

Japan current : Atlas okyanusu'ndaki gulf stream'e eşdeğer bir sıcak su akıntısı. Japonya akıntısı. Kuroşio akıntısı. Pasifik okyanusu'nda.

 

Japanese : Japonya. Japon. Japonca. Japonyalı. Japonlar.

İngilizce Apanage Türkçe anlamı, Apanage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Apanage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grant : Nasip. Kabul etmek. Feragatname. Hibe. İtiraf etmek. Hibe etmek. Vermek. Onaylamak. Burs. Bahşetmek.

Dowered : Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Yetenek. Drahoma vermek. Başlık. Drahoma. Yetenek vermek. Çeyiz vermek. İstidat. Çeyiz.

Aptitude : Yatkınlık. Anıklık. İstidat. Kabiliyet. Yetenek. Uygunluk. Doğal yetenek. Meyil. Eğilim.

Farm : Yetiştirmek. Çiftçilik yapmak. Kira ile vermek. Kiraya vermek. Tarım ve hayvancılıkla uğraşılan, kimi tarım ve hayvan ürünlerinin işlendiği, tek evle köy arası bir kırsal yerleşme türü. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Tarımsal üretimin yapıldığı, üzerinde ev, ahır, depo gibi yapılarla sulama araçları gibi çeşitli donanımların bulunduğu alan. Sürüp ekmek. Çiftlik evi.

Perk : Dikmek. Kaldırmak. Başını dikmek. Neşelenmek. Canlanmak. Yan gelir. Neşelendirmek. Kendine gelmek. Ek ödeme. Tip.

Cessing : Vergilendirmek. İhmal etmek. Değer biçmek.

Dowering : Drahoma vermek. İstidat. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Yetenek. Çeyiz vermek. Başlık. Yetenek vermek. Çeyiz. Drahoma.

Dowers : İstidat. Drahoma vermek. Çeyiz vermek. Başlık. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Yetenek vermek. Çeyiz. Drahoma. Yetenek.

Assessment : Tahakkuk. Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Vergilendirme. Değer takdiri. Tarh. Değeryazım. Tahakkuk ettirme. Tayin etme (para miktarını). Vergi idaresinin çeşitli biçimlerde belirlediği matraha vergi tarifelerinin uygulanmasıyla vergi borcunun hesaplamasına yönelik idari işlem.

 

Apanage synonyms : gabelle, perquisite, gift, imposition, appanage, gifts, assignment, cesses, impositions, assessments, fringe benefit, gifting, dues, duties, duty, aptitudes, appanages, dower.

Apanage ingilizce tanımı, definition of Apanage

Apanage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Appanage.