Grant türkçesi Grant nedir
- İtiraf etmek.
- Varsaymak.
- Bağışlamak.
- Nasip etmek.
- Ödenek.
- Bağışlama.
- Hibe.
- Teslim etmek.
- Bahşetmek.
- Vermek.
- Devir.
- Kabul etmek.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- Hibe etmek.
- Nasip.
- Bağış.
- Bir kişinin malını karşılıksız olarak bir başka kişiye vermesi.
- Onaylamak.
- Yerine getirmek.
- Feragatname.
- Tahsisat.
- Burs.
- İmtiyaz.
Grant ile ilgili cümleler
English: This study grant was given to me by the departmental council.
Turkish: Bu öğrenim hibesi bana bölüm konseyi tarafından verildi.
English: Ulysses Grant was a hero.
Turkish: Ulysses Grant bir kahramandı.
English: In fact, Grant did not agree.
Turkish: Aslında, Grant kabul etmedi.
English: God grant that you come home safe and sound.
Turkish: İnşallah eve sağlıklı dönersin.
English: President Grant had done nothing illegal.
Turkish: Başkan Grant yasa dışı bir şey yapmamıştı.
Grant ingilizcede ne demek, Grant nerede nasıl kullanılır?
Grant a request : Bir ricayı kabul etmek.
Grant in aid : Hibe. Yardım. Devlet yardımı. Ödenek. Bağış.
Grant information : Bağış bilgileri.
Grant list : İzin listesi.
Grant of the patent privilege : Bir markaya da bulgu için birine ayrıcalık tanıma. Ayrıcalık verme.
Privilege grant list : Ayrıcalık listesi.
Death grant : Cenaze yardımı.
Capitation grant : Kişi başına yapılan yardım.
Block grant : Blok fon. Program yardımı.
Capital grant : Proje yardımı. Akçalı yardım. I - özeksel yönetimin, genellikle belli bir amaçla kullanılmak üzere kent yönetimlerine yaptığı dolaysız para yardımı kent yönetiminin, özeksel yönetime olan borçlarının tümünün ya da bir bölümünün bağışlanması.
İngilizce Grant Türkçe anlamı, Grant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bequeathal : Bahşetme. Vasiyet yoluyla verme. Bırakma. Miras bırakma (mülk vs). Bedelsiz verme.
A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.
Approbating : Uygun bulmak. Tasvip etmek. Tensip etmek. Resmi olarak kabul etmek.
Approve : Razı olmak. Doğru bulmak. Razı gelmek. Uygun bulmak. Onamak. Olumlu bulmak. Hoş karşılamak. Tasvip etmek.
Destine : Önceden belirlemek. Kaderinde olmak. Geleceğini önceden belirlemek. Ayırmak. Yöneltmek. Kaderini önceden belirlemek.
Applauding : Alkış tutmak. Alnından öpmek. El çırpmak. Alkışlamak. Beğenmek. Takdir etmek.
Allows : Fikrinde olmak. Hesaba katmak. Ayırmak. İmkan vermek. Düşünmek. Göz önüne almak. İzin vermek.
Currency : Para, altın, gümüş ve kağıt para. para yerine geçen çek, ödek gibi değerli belgitler. Satakta sürümde bulunan kağıt ve madeni para. Para. Sirkülasyon. Sürüm aracı. Geçerlilik. Döviz. Değer. Geçerlik.
Age : Yıllandırmak. Yıllanmak. Eskimek. Yaşlılık. Asır. Reşit olma. Yaş. Eskitmek. Yaşlandırmak.
Acquiesce : Kabullenmek. Ses çıkarmamak. Katlanmak. Normal karşılamak. Karşı çıkmamak. Razı olmak. Boyun eğmek. Muvafakat etmek.
Grant synonyms : ordains, answered, destiny, absolves, absolving, scholarships, circumvolution, bestowment, gifting, ascribes, appropriations, forgive, acknowledge, appropriation, a posteriori probability, allocations, privilege, accorded, afforded, bestows, abel blanchard model, endowments, give away, acquiesces, a priori theoretical criteria, deem, conferring, boon, dotation, assume, accomplish, bestowals, scholarship.
Grant zıt anlamlı kelimeler, Grant kelime anlamı
Forbid : Olanak vermemek. Haram etmek. Menetmek. Yasak etmek. Memnu kılmak. Men etmek. Yasaklamak. Engel olmak.
Deny : Kaçınmak. Danmak. Yadsımak. Tanımamak. Mahrum etmek. Yoksamak. İnkar etmek. Yoksun bırakmak. Nasip etmemek. Reddetmek.
Take : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakalamak. Alıntı. Ele almak. Hasat. Tepki. Yazmak. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Pay. Kavramak.
Grant antonyms : disagree.
Grant ingilizce tanımı, definition of Grant
Grant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To give the possession or title of. To give over. The act of granting. Usually in answer to petition. A bestowing or conferring. To assent. To consent. To make conveyance of. Permission. To convey. Concession. Allowance.

Bu kısımda Grant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.