Destine türkçesi Destine nedir
- Nasip etmek.
- Kaderini önceden belirlemek.
- Önceden belirlemek.
- Yöneltmek.
- Geleceğini önceden belirlemek.
- Ayırmak.
- Kaderinde olmak.
Destine ile ilgili cümleler
English: Someone like that is destined to fail.
Turkish: Başarısızlık böylelerinin kaderidir.
English: Man is destined to suffer.
Turkish: Acı çekmek insanoğlunun alnına yazılmıştır.
Destine ingilizcede ne demek, Destine nerede nasıl kullanılır?
Destine to : -ması amaçlanmış. -sı için ayarlanmış. Ayırmak. -maya amaçlanmış. Tayin etmek. Tahsis etmek. Nasip etmek.
Destined : Alnında yazılı. Kaderinde var olan. Sevkedilmiş. Gönderilmiş. Alnında yazan.
Destined for : Giden. Yola çıkmış.
Destined for heaven : Cennetlik.
Destined to : -maya amaçlanmış. -sı için ayarlanmış. -ması amaçlanmış.
Clandestine meeting : Gizli toplantı.
Clandestine resistance : Yeraltı direnişi. Yeraltı. Gizli.
Clandestine worker : Kaçak işçi.
Clandestine : Gizli. Hafi. Gizli kapaklı. El altından. El altından yapılan. Gizli yapılan. Gizli saklı. Saklı. Mahrem.
Destines : Ayırmak. Nasip etmek. Geleceğini önceden belirlemek. Kaderinde olmak. Kaderini önceden belirlemek. Önceden belirlemek. Yöneltmek.
İngilizce Destine Türkçe anlamı, Destine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Destine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Channelized : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanala dökmek. Kanal açmak.
Predestine : Alnına yazmak. Kaderini belirlemek. Takdir etmek. Geleceğini belirlemek. Yazgısını önceden belirlemek. Önceden tayin etmek (yaşarken başına gelecekleri).
Destine to : Tahsis etmek. -sı için ayarlanmış. -ması amaçlanmış. Tayin etmek. -maya amaçlanmış.
Allocated : Tahsis edilmiş. Paylaştırmak. Ayrıldı. Bölüştürmek. Ayrılmış.
Designate : Görevlendirmek. Tayin etmek. Seçmek. Göstermek. Düzenlemek. Atamak. Belirlemek. Uygulamak. İsimlendirmek. İşaret etmek.
Predetermines : Önceden kararlaştırmak. Önceden belirtmek. Önceden saptamak. Önceden tayin etmek.
Channel : Kanal. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Alıcı oluğu. Oluk. Kanal açmak. Maceraya sevketmek. Nehir yatağı. Çevirmek. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Maceraya sevk etmek.
Channelizing : Kanal açmak. Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanala dökmek.
Appropriated : Tahsis edilmiş. Muhassas. İç etmek. Kendine maletmek. Ayrılmış. El koymak. Tayin olunmuş. Özelleştirmek. Tahsis olunmuş.
Channelize : Odaklanmak (ayrıca 'channelise'). Kanala dökmek. Kanalize etmek. Kanal açmak.
Destine synonyms : canalise, canalizes, allocate to, allotting, predetermining, predestinated, destining, conduct, predestinates, intend, aim, allow, predestining, ordains, allowing, appropriate, predestines, grant, foreordinate, predetermine, destines, bend, specify, calculate, predestinate, allocate, abstracts, aimed, canalize, allocating, slate, fate, design.
Destine ingilizce tanımı, definition of Destine
Destine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To fix, as by destiny or by an authoritative decree. Often with the remoter object preceded by to or for. To determine the future condition or application of. To appoint. To ordain or preordain. To doom. To set apart by design for a future use or purpose.

Bu kısımda Destine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Destine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Destine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Destine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.