Yöneltmek nedir, Yöneltmek ne demek

  • Bir şeye belli bir yön vermek, yönelmesini sağlamak, çevirmek, tevcih etmek
  • Birine bir şey söylemek, tevcih etmek.
  • Birine veya bir şeye doğru bakmak.

"Yöneltmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bakışlarını ona yöneltti."
  • "Yine ünlü kişiler çeşitli konularda konuşur, ardından dinleyiciler onlara sorular yöneltirlerdi." - H. Taner

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Yöneltme eylemi.

Diğer sözlük anlamları:

Tevcih etmek, çevirmek.

İngilizce'de Yöneltmek ne demek? Yöneltmek ingilizcesi nedir?:

orientate

Osmanlıca Yöneltmek ne demek? Yöneltmek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tevcih etmek

Yöneltmek anlamı, tanımı:

Yöneltme : Yöneltmek işi, tevcih. Öğrencilerin okul yaşamına, izleyecekleri derslere uyumlarını sağlamayı amaçlama, seçecekleri meslekleri yönlendirme işi. Bir teleskobu veya gözlem aracını bakılacak yıldıza doğru çevirme işi.

Vermek : Bırakmak veya bağışlamak. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Ayırmak, harcamak. Yaymak. Ondan bilmek, atfetmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Doğurmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Kazandırmak, katmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Dayamak. Satmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Ödemek.

 

Yönelme : Yönelmek işi, yönlenme.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Çevirmek : Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Çeviri yapmak. Bir durumdan başka duruma geçmek. Yönetmek, idare etmek. Kâğıt oyunu oynamak. Durdurmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Çevrilemek, tevil etmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Geri göndermek. Döndürerek hareket ettirmek.

Tevcih : Yöneltme. Aşama, makam, mevki verme, terfi ettirme.

Bakmak : Gözetmek, korumak. Tedavi etmek için ilgilenmek. İlgilenmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Beslemek, geçindirmek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Aramak. Anlamak, farkına varmak. Uğraşmak, meşgul olmak. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Bir iş birinden beklenmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Hastayı muayene etmek. Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak.

 

Söylemek : Sipariş etmek. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Yazmak, düzmek. Yapılmasını istemek. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Haber vermek.

Yöneltmek ile ilgili Cümleler

  • İnsanları bir işe yöneltmek için ne gibi metotlar kullanıyorsun? Para, korku, ego tatmini, gaz verme çantanda başka neler var?
  • İki soru yöneltmek istiyorum.

Diğer dillerde Yöneltmek anlamı nedir?

İngilizce'de Yöneltmek ne demek? : v. aim, destine, direct, impel, level, orient, orientate, start, turn

Fransızca'da Yöneltmek : diriger, orienter, adresser, aiguiller, induire, tourner

Almanca'da Yöneltmek : v. kehren, richten, vorlegen, weisen

Rusça'da Yöneltmek : v. управлять, направлять, адресовать, наводить, обращать, устремлять, ориентировать, направить, навести, обратить