Infill türkçesi Infill nedir

  • Boşluk doldurmak.
  • İki bina arasındaki boşluğa bina yapmak.
  • Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek.
  • Boya ile doldurmak.

Infill ingilizcede ne demek, Infill nerede nasıl kullanılır?

Infilling : Dolgu. Doldurma. Mevcut binalar arasındaki boşluklara bina dikmek. Boşluk doldurmak. Boşluk doldurma.

Infile : Dosyasında.

Infiltrate : İnfiltrat. Doku aralıklarından süzülüp geçme. infiltrasyonla biriken materyal. Çoğalmak. Sınırdan içeri sızmak. Sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne). Sokulmak. İçeri sızmak. Sızmak. Gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne). Sızdırmak.

Infiltrated : Gizlice girmek. Sokulmak. Gizlice girilmiş (bina veya üs vb). Sızmak. Süzmek.

Infiltrates : Süzmek. Sokulmak. Gizlice girmek. Sızmak.

Infiltrators : Köstebek. Ajan. Süzgeç. Casus.

Infiltrating : Süzmek. Gizlice girmek. Sokulmak. Sızmak.

Infiltration anaesthesia : Açlık çukurluklarına yapılan yerel infltrasyon anestezisi sırasında anestezik maddenin ensizyon yapılacak hat civarına ters l harfi benzeri veya bir çizgi boyunca enjekte edilmesi gibi yerel anestezik çözeltisinin doğrudan anestezi edilmek istenen doku içine enjekte edilmesiyle oluşturulan anestezi biçimi. İnfiltrasyon anestezisi.

Infiltration anesthesia : İnfiltrasyon anestezisi.

 

Infiltrations : Sızma. Süzme. Süzülme.

İngilizce Infill Türkçe anlamı, Infill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Farce : Güldürü öğesi hareketlerden ve nüktelerden çıkan oyun; düşünceden çok göze ve duyulara yönelir. vurgu, kişiyi karikatürleştirerek ve olayları abartarak elde edilir. Kaba güldürü. Hava civa. Sulu komedi. Kaba komedi. Fars (tiyatro terimi). Saçmalık. Saçma. Maskaralık.

Change : Bozdurmak. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Dönüşmek. Değişiklik. Değiştirmek. Takas etmek. Değişmek. Değişikliğe gitmek. Yer değiştirme. Değiş tokuş etmek.

Alter : Değişiklik yapmak. Kısırlaştırmak. Değişmek. Değiştirmek. Başkalaştırmak. Hadım etmek. Evirmek. Hadım etmek (hayvan). Başkalaşmak.

Electrify : Heyecan vermek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Elektrik tatbik etme. Kıvlandırmak. Elektrikle doldurmak veya şarj etmek. Elektriklenme. Camın kumaşa sürtünmesi olayındaki gibi kıvıl yük kazandırmak. Elektriklendirmek. Elektriklemek. Elektriğe dönüştürmek.

Make full : Fullemek.

Clutter up : Karıştırmak. Altüst etmek. Yığmak. Darmadağın etmek. Tıka basa doldurmak.

Water : Yaşarmak. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Sulanmak. Göz sulanmak. Hafifletmek. Sulandırmak. Ağız sulanmak. Su vermek. Su.

Overload : Fazla yük koymak (bagaj, küfe vb'ne). Aşırıyüklenilim. Elektrik çevriminin herhangi bir kesimindeki olağan sığayı aşacak biçimde elektrik yükleme. Fazla doldurmak. Fazla yük. Aşırı yüklemek. Aşırı yük. Fazla yüklenmek (elektrik hatlarına veya sistemine). Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Fazla şarj.

 

Inundate : Sel basmak. Boğmak. Gark etmek. Su basmak. Garketmek.

Clutter : Darmadağın etmek. Saçıştırılmış şeyler. Darmadağınlık. Dağıtmak. Yığmak. Darmadağınıklık. Dağınıklık. Karıştırmak. Darmadağınık etmek. Koşuşmak.

Infill synonyms : fill again, fill a gap, lade, charge, pad, rack up, stuff, surcharge, modify, clog, load, laden, fill up, prime, impregnate, infuse, swamp, instill, top off, saturate, tincture, infilling, lubricate, populate, line, complete, change state, brim, load up, overfill, turn, heap, bolster.

Infill zıt anlamlı kelimeler, Infill kelime anlamı

Empty : Boşuna. Boşalmak. Boş. İçini çıkarmak. Yoksun. Önemsiz. Tahliye etmek. Anlamsız. Dökülmek.

Unclutter : Ayarlamak. Sıraya koymak. Düzenlemek. Düzene sokmak. Toparlamak. Düzeltmek. Kargaşayı ve dağınıklığı ortadan kaldırmakr. Dağınıklığı toplamak. Çeki düzen vermek. Karışıklığı gidermek.