Cores türkçesi Cores nedir
Cores ile ilgili cümleler
English: Scores of people gathered in front of the Royal Palace.
Turkish: Çok sayıda insan Royal Palace'nin önünde toplandı.
English: I don't eat apple cores.
Turkish: Elma çekirdeği yemem.
English: The pianist played two encores.
Turkish: Piyanist iki istek parçası çaldı.
English: Scores of people visited Japan.
Turkish: Çok sayıda insan Japonyayı ziyaret etti.
English: Scores of people died in the epidemic.
Turkish: Salgında çok sayıda insan öldü.
Cores ingilizcede ne demek, Cores nerede nasıl kullanılır?
Coresident : Birlikte yerleşik.
Corespondent : Birlikte dava edilen kimse. Ortak davalı (çoğu kez zina durumunda).
Corespondents : Ortak davalı (çoğu kez zina durumunda). Birlikte dava edilen kimse.
Albacores : Orkinoz. Uzunkanatton. Yazılı orkinos. Sıcak veya ılıman denizlerde bulunan büyük tonbalığı. Akorkinoz balığı. Ton balığı.
Autoregression rank scores : Kendiyle bağlaşım sıra puanları.
Pay off old scores : Öcünü almak. Hesaplaşmak. Acısını çıkarmak. İntikamını almak.
Outscores : Fark atmak. Büyük fark atmak. Daha yüksek bir sayıda puan alarak kazanmak. Daha çok puan kazanmak.
Clear scores : Skorları temizle.
Settle old scores : İntikam almak veya hesaplaşmak. Ona dar kafalı şekilde davranmış. Ufak tefek borçlarını hatırlatmış. Onunla hesabını kapatmış. Hesaplaşmak.
Scores of people : Bir çok insan. Birçok kimse. Birçok insan. Çok sayıda insan.
İngilizce Cores Türkçe anlamı, Cores eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cores ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Distillations : Damıtma. Damıtık madde. Saflaştırma. Taktir. Damıtım. İmbikten çekme. Anafikir. Ana fikir.
Army corps : Kolordu.
Bobbin : Makara. Masura. Ufak iğ. Bobin. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça.
Domestic : Ehli. Ev. Aile ile ilgili. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Hizmetçi. Temizlikçi. Evcil. Yurt içi. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade.
Domestics : Aile ile ilgili. Ailevi. Hizmetçi. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Yurt içi. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Temizlikçi. Evcil.
Centerpieces : Rozet. Göbek süsü. Merkezi konumdaki obje. Ortada yer alan süsleme (bir masanın, vb.). En önemli öğe. Masaya konulan orta süsü. En önemli parça.
Endo : İçindeki. İç, içinde, içte olan. Endo.
Barysphere : Yeryuvarının içi. Dünyanın merkezi. Dünyanın litosfer bölümü. Ağırküre. Barisfer. Yerkürenin litosfer katmanı. Yeryuvarının iç kısmı.
Compact : Anlaşma. Pudra kutusu. Yoğun. Yoğunlaştırmak. Sıkılaştırmak. Sıkıca paketlenmiş. Sözleşmek. Sık. Küçük otomobil. Sıkı.
Distillate : Damıtılmış sıvı. Damıtılan. Distile. Distilat. Damıtık. Damıtma ile elde edilen sıvı. İmbikten çekilmiş sıvı.
Cores synonyms : army unit, rotc, wac, reserve officers training corps, women's army corps, regular army, belly, civilest, centers, nuclein, content, kernel, cement, caulking, kernels, center, nucleus, bio, center point, infilling, hard core, in, gang, bellybutton, bellybuttons, brusk, civil, bell foundry, civiler, filler, bowels, bellies, bay window.

Bu kısımda Cores kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cores ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cores anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cores ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.