Bobbin türkçesi Bobbin nedir

  • Bobin.
  • Makara.
  • Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça.
  • Ufak iğ.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Masura.
  • Göbek.

Bobbin ingilizcede ne demek, Bobbin nerede nasıl kullanılır?

Bobbin lace : Kopanaki. Karo danteli. Yastık danteli.

Bottle bobbin : Roket bobin.

Cross wound bobbin : Çapraz bobin.

Dye bobbin : Boyama bobini.

Rocket bobbin : Roket bobin.

Bobbed hair : Kısa saç.

Bobbinets : Makinelerle biçimlendirilmiş pamuklu dantel.

Bobbies : Polis memuru. Erkek ismi. Polis. Aynasız.

Bobbins : Makara. Izgara palangaları. Izgaralar arasında bulunan ve askıları hareket ettiren makaralar. Bobin. Saçma. Saçmalık.

Bobber : Sallanan ey. Aşağı ve yukarı hareket eden şey. Olta mantarı.

İngilizce Bobbin Türkçe anlamı, Bobbin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bobbin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belly : Mide. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. abdomen. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Ahenk tahtası. Karnı. Şikayet etmek. Şişmek. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Telli çalgının ön kısmı.

 

Center : Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Ortalamak (merkezlemek). Ilımlı kimse. Çevresinde dönüp dolaşmak. Kubbe inşaat desteği. Merkez almak. Merkez. Sente. Orta alan.

Barrel : Fıçı dolusu. Fıçı. Atın karnı veya beli. Hızlı gitmek. Sıvı yakıtı saklama ya da taşımaya özgü, çelik saçtan yapılma kap. Varil. Yakıt kovası. Çark.

Convolute : Helisel. Dürülmüş. Karışık. Bükülmüş. Sarılmış. Sarmal. Sarmak. Durulmuş. Kıvrılmış.

Filature : İplikhane. Sönüm. İplik fabrikası. İplikçilik. İpek fabrikası.

Hasping : Tutturmak. Kopça. Çile. Çengelli iğne. İplik makarası. Asma kilit. Toka. Kopçalamak. Kilitlemek.

Branches : Şube. Kol. Kol (bitki). Füru. Dal. Branş. Dere. Çay. Sınıf. Şuabat.

Bellybuttons : Göbek çukuru. Navel.

Pulley : Işıldakların ya da panoların asıldığı çubukların yukarı kaldırılıp aşağı indirilmesinde, kullanılan demir makara. Askı palangası. Kasnak. Bir halatla makaradan oluşan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan donanım. gırgır teknelerinde pover bloku seren direğine bağlayan ve pover blokun aşağı yukarı hareketini sağlayan donanım. Çark. Disk. Dönen iki dingil arasında güç aktaran kayışların takıldığı çember. Halat makarası.

 

Hasped : Asma kilit. Çile. Kopça. Kilitlemek. Toka. Kopçalamak. İplik makarası. Tutturmak. Çengelli iğne.

Bobbin synonyms : quill, rollers, reels, reel, coil, shuttle, quilled, film reel, belly button, convoluting, centerpiece, film spool, roller, coil ignition, pulleys, idlers, cop, winder, field coil, hasp, bellies, branch, bellybutton, bay window, center point, bell foundry, bobbins, centers, pulley block, quills, pirn, center piece, hasps.

Bobbin ingilizce tanımı, definition of Bobbin

Bobbin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small pin, or cylinder, formerly of bone, now most commonly of wood, used in the making of pillow lace. Each thread is wound on a separate bobbin which hangs down holding the thread at a slight tension.