Makara nedir, Makara ne demek

Makara; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin.
  • Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti.
  • Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç.
  • Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Üzerine delikli ya da mıknatıslı kuşak sarılabilen, iki yanında koruyucu çıkıntılar bulunan silindir.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: kuyruk]

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Çeşitli film aygıtlarında filmin geçişini sağlayan, bazıları dişli ya da basaçlı da olan, silindir biçiminde ufak teker.

Bu filmin içeriği.

(35 mm'lik filmlerin makaraları aynı boyda olduğundan) Film uzunluk birimi (35 mm'lik filmin 1 makarasında 1.000 ayak = 300 m film vardır. Genellikle 16 ve 9,5 mm'liklerde 1 makarada 400 ayak = 120 m, 8 mm ve büyük 8 mm'liklerde 200 ayak = 60 m film bulunur).

Bu makaraların mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı film, mıknatıslı görüntü kuşağı için olanı.

 

Bu tekere sarılmış film.

Silindir biçimindeki göbeğine film sarılan, iki yanı kapalı, madenden ya da yoğruktan teker.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Çadırın ip takılacak yerlerine bağlanan dirsekli çomak. (Garip *Senirkent -Isparta; Saçıkaralı ve Sarıkeçili aşiretleri -Adana)

Bilimsel terim anlamı:

Döner silindirler üzerine oturtulan ve çiftekerle duruk çalışma yapılmasını sağlayan araç.

İngilizce'de Makara ne demek? Makara ingilizcesi nedir?:

reel, roller, drum, spool, film reel (spool)

Fransızca'da Makara ne demek?:

trochlée, bobine, poulie, home-traner

Makara kısaca anlamı, tanımı:

Makara çekmek : Ötücü kuşlar sürekli ötmek.

Makara gibi : Aralıksız (konuşma).

Makaraları koyuvermek : Kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak.

Makarasını çözmek : Ayrıntılarıyla sayıp dökmek.

Makaraya almak : Bir kimseyle alay etmek.

Makaralı : Makarası olan, makara ile çalışan.

Makaralı kuş : Sürekli öten kuş.

İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu.

Şerit : Dar, uzun kıyı parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası. Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan.

Kenar : Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Yan. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

 

Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.

Eksen : Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Çizgi. Dingil. Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Delik : Cezaevi. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası. Dar, küçük açıklık. Delinmiş olan.

Makara boyu : Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların sarıldığı makaraların alabildiği uzunluk.

Makara çapı : Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların sarıldığı makaraların çapı.

Makara sonu : Bir makaradaki filmin son bölümü.

Makara süresi : Mıknatıslı film, mıknatıslı ses kuşağı, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi kuşakların bir makarasının süresi.

Makara üstü deliği : Köpek kol kemiğinin distal ucunda, trochlea humeri üzerinde bulunan ve fossa olecrani ile fossa radialis’i birleştiren delik, foramen supratrokleare.

Makara yanağı : Bir film makarasının göbeğini iki yandan örten, filmin göbeğe düzgün olarak sarılmasını, sarılmış filmin göbekten çıkmamasını sağlayan ve filmi koruyan teker biçimindeki yüzeyler.

Makaracı : Bartın ili, Amasra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Makaraları koyuvermek : kendini tutamayarak kahkahayla gülmeye başlamak. İlgili cümle: "“Dersin ciddiliğine bakmadan koyuverdik makaraları.”" A. İlhan.

Makaralı dayanak : Isı etkisiyle uzayan borunun rahat hareketini sağlayacak biçimde yapılmış destek.

Makaralı olta : Misinanın sarıldığı bir makarası bulunan kısmen otomatik, kamışlı olta takımı.

Diğer dillerde Makara anlamı nedir?

İngilizce'de Makara ne demek? : [Makara] n. reel, bobbin, spool, pulley, block, sheave, hasp, quill, roller, truckle, whip

Fransızca'da Makara : bobine [la]; poulie [la]

Almanca'da Makara : n. Flasche, Rolle, Spule

Rusça'da Makara : n. катушка (F), шпулька (F), блок (M), шкив (M), ползун (M), цевка (F)