Filature türkçesi Filature nedir

Filature ingilizcede ne demek, Filature nerede nasıl kullanılır?

Filator : İp döndürme işlemi. İp eğirme işlemi.

Fila radicularia : Fila radikularya. Kök lifleri.

Filaceous : İpliksi. İplikten yapılan.

Filagree : Altın ve diğer metallerde yapılan dantelli süsleme işi. İnce işçilik ürünü ve dekoratif olan şey.

Filagrees : Altın ve diğer metallerde yapılan dantelli süsleme işi. İnce işçilik ürünü ve dekoratif olan şey.

Filar : İplikleri olan. Lifleri olan. İpliksi. İpliğe veya life ilişkin.

Filaria : Yuvarlak kurt. İpliksi (çok ince) bağırsak kurdu (parazit türü). Filarioidea üst ailesinde bulunan nematodlar. Filarya.

Filaments : İnce tel. Filaman. Kuyruk ucu. Lamba teli. Sivri yüzgeç. Lif.

Filarial : Filaryalarla ilgili, filaryaların neden olduğu. Filaryal. İpliksi (çok ince) bağırsak kurdu (parazitik kurt türü) ile alakalı.

Filamentary : Life ilişkin. Telciksi. İpliksi.

İngilizce Filature Türkçe anlamı, Filature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spool : Kuyruk. Sargı. Makaraya sarmak. Yumak. Piston. Kangal. Makara. Masura. Bobin.

Spinnings : Sarma. Patinaj. İplik eğirme. Çekme. Bükme. Eğirme. Döndürme. Dönerli sıvama.

 

Spinneries : İplik bükümü yapılan yer. Bükümhane.

Amortization : Durağan değer ve kuruluşların bir süre içinde doğal olarak aşınıp eskimesi. Aşınma. Amortizman. Yıpranma payı. Aşınma payı. Borcu birden ya da belirli bölüntülerle ödeyerek ortadan kaldırmak için ayrılan pay. durağan değerlerin aşınmalarına karşılık olarak, yıllık karlardan ayrılan belirli pay. Taksitlerle geri ödeme. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Amortize etme.

Reel : Makaraya sarılmış şey. Elektrikli makara. Çiftlerin oynadığı bir iskoç dansı. Bir yandan elektrik aygıtına, öte yandan gövde kordonuyle eldeki savuta bağlı olan ve içindeki kordonu kendiliğinden sarılabilen elektrikli makara. Sersemlemek. Üzerine delikli ya da mıknatıslı kuşak sarılabilen, iki yanında koruyucu çıkıntılar bulunan silindir. Dolamak. Makaralı olta. Bozguna uğramak. Makara.

Extinction : Lağvetme. Körlenme. Fizik, kimya, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. İtfa. Feshetme. Nesli tükenme. Bir ortamdan geçen ışığın azalmış olması. Yok olma. Kararma. Engelleyici bir ortamda, saçılma ya da emilme yoluyla ışınırlık yoğunluğunun düşmesi.

Silk factory : İpekli fabrikası.

Spinning : Patinaj. Çekme. Döndürme. Eğirme. Bükme. Sarma. İplik eğirme. Dönerli sıvama.

Spinnery : Bükümhane. İplik bükümü yapılan yer. İplik bükme.

Filature synonyms : silk mill, decay, spinning mill, damping, bobbin.

Filature ingilizce tanımı, definition of Filature

Filature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A drawing out into threads. Hence, the reeling of silk from cocoons.