Masura nedir, Masura ne demek
Masura; kökeni rumca dilinden gelmektedir.
- Koni veya silindir biçiminde olup üzerine şerit, iplik vb. sarılan, karton, tahta, plastik vb.nden yapılmış olan araç.
- Çeşme zıvanası

- Bir akarsu ölçü birimi.
Yerel Türkçe anlamı:
Küçük hıyar, kabak.
Kabağın küçüğü.
Hıyarın küçüğü.
[Bakınız: masra]
[Bakınız: masra]
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
[Bakınız: masır]
Masura anlamı, tanımı:
Koni : Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut. Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Bu biçiminde olan. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim.
Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi.
Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil.
Şerit : Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Dar, uzun kıyı parçası.
İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri.
Karton : Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart. Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt.
Tahta : Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Kara tahta.
Çeşme : Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
Bir : Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Tek. Aynı, benzer.
Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
Ölçü : Ölçüt. Belirlenmiş boyut. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Değer, itibar. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi.
Masura kamışı : (botanik) Gövdeleri 5 mye kadar uzayan, boğumlarından yalın veya kısa dallar oluşturan, çok yıllık , su üstü bitkisi.
Masura kamışları : Sürünücü toprak altı gövdeleri bulunan, iri ve çok yıllık, su üstü bitkileri.
Diğer dillerde Masura anlamı nedir?
İngilizce'de Masura ne demek? : mansa.
Fransızca'da Masura : bobine [la], broche [la]
Almanca'da Masura : die Spule
Rusça'da Masura : n. шпулька (F), челнок (M)

Bu kısımda Masura nedir? Masura ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Masura tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Masura hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.