Çekirdek nedir, Çekirdek ne demek

"Çekirdek" ile ilgili cümleler

  • "Çekirdek kadro."
  • "Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği."
  • "İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir."

Biyoloji'deki anlamı:

Ökaryot hücrelerde bir ya da daha fazla sayıda bulunan, kalıtım materyali olan DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek sitoplâzmadan ayrılmış olan hücre organeli. Nükleus.

[Bakınız: ayçiçeği]

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Dirilbilimsel gözenin ortasında, özellikle kalıtımı yöneten nesnecik.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir öğeciğin tüm kütlesinin, tüm artı yükünün toplandığı eksicik kabuğu altındaki yaklaşık 10-13 cm. boyutlu parçacık.

 

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: sıfır uzay]

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Proton ve nötronlardan oluşan, pozitif yüklü olan ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan merkez kısmı.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Halatlarda etrafına damarların, damarlarda ise damar tellerinin sarıldığı göbek kısmı, öz.

Ökaryotlarda bir veya daha fazla bulunan, kalıtım materyali olan DNA’yla çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek stoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hücrenin metabolizma fazında sitoplazmadan çift çekirdek zarı aracılığıyla ayrılan, DNA ile çeşitli organik ve inorganik maddeleri içeren hücre bölümü, nükleus.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: nukleus): Sitoplâzmada bulunan ve çoğunluk bir tane olan yuvarlak ya da yuvarlakça bir yapı olup anabolizm, büyüme, çoğalma ve karakterlerin kalıtımında rol oynayan ana bölgeyi yapar. Sitopiâzmadan iyi meydana gelmiş bir çekirdek zarı ile ayrılır.

Diğer sözlük anlamları:

Eskiden kuyumculukta kullanılan ve beş santiğrama karşılık olan ağırlık ölçüsü

 

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: çekerdek]

Bilimsel terim anlamı:

Atom kütlesinin çoğunu sağlayan, bir ya da birden çok artı yüklü proton ile hidrojen öğesi dışında bir ya da birden çok yüksüz nötrondan oluşan özdek kümesi.

Çekirdeklenme sonucu doğan dengeli atomlar topluluğunun her biri.

fizik: Isıya karşı dayanıklı, oksitlenmeye dirençli olan, genellikle tepkimeler sırasında topluca değişen kimi çevrimsel yapılara verilen ad.

nükleer: Öğeciğin çekim kuvvetinin etkisiyle çevresinde eksicikler dolaşan orta bölümü.

kimya: Bir öğeciğin ortasında ılıncık ve önelcikten oluşan parça.

metalbilim: Çekirdeklenme sonucu doğan dengeli öğecikler topluluğunun her biri.

İngilizce'de Çekirdek ne demek? Çekirdek ingilizcesi nedir?:

nucleus, core, noyau, kernel, pith

Fransızca'da Çekirdek ne demek?:

nucléaire

Osmanlıca Çekirdek ne demek? Çekirdek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

nüve

Çekirdek tanımı, anlamı:

Çekirdek aile : Anne, baba ve henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan aile.

Çekirdek kahve : Çekilmemiş veya dövülmemiş kahve.

Atom çekirdeği : Atomun çekim kuvvetinin etkisiyle, çevresinde elektronlar dolaşan, proton ve nötronlardan oluşan pozitif elektron yüklü merkez bölümü, çekirdek.

Ay çekirdeği : Genellikle vakit geçirmek için içi yenen kuru yemiş türü. Ayçiçeğinin tohumu.

Kabak çekirdeği : Bal ve sakız kabağının tohumu. Genellikle vakit geçirmek için yenilen bir kuru yemiş türü.

Kuyruklu yıldız çekirdeği : Kuyruklu yıldız başının ortasında yıldıza benzeyen parlak nokta.

Mermi çekirdeği : Ateşli silahlarda kovan içerisinde bulunan barutun yanması ile namludan hedefe giden metal parça.

Yer çekirdeği : Yer merkezinde toplanmış olan çok yoğun küresel kütle.

Çekirdekçi : Çekirdek satan kimse.

Çekirdekçilik : Çekirdekçinin yaptığı iş.

Çekirdeklenme : Çekirdeklenmek işi.

Çekirdeklenmek : Çekirdek bağlamak.

Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.

Çekirdeksel : Nükleer.

Çekirdeksiz : Çekirdeği olmayan, içinde çekirdeği bulunmayan.

Çekirdeksiz üzüm : Ege Bölgesi'nin bağlarında sofralık olarak üretilen, ince kabuklu, beyaz renkli, taneleri küçük, kehribar sarısı renginde kurusu yapılmış olan bir tür üzüm, yuvarlak çekirdeksiz.

Bir çekirdek geri kalmamak : Bütünüyle denk olmak.

İki dirhem bir çekirdek : Çok güzel ve özenli giyinmiş.

Tek çekirdekli : Yalnız bir çekirdeği olan (hücre).

Tek çekirdekliler : Yalnız bir çekirdeği olan hücreliler.

Yuvarlak çekirdeksiz : Çekirdeksiz üzüm.

Etli : Eti çok olan. Yenecek kısmı çok olan (meyve). İçinde et bulunan. Dolgun, kalın.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Sert : Hırçın, öfkeli, hiddetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Gönül kırıcı, katı, ters. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Güçlü kuvvetli. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Kabuk : Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı. Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır.

Kaplı : Ciltli. Kaplanmış olan. Kabı olan.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Yenmek : Savaş veya yarışmada üstünlük sağlamak, üstün gelmek. Tutmak, bastırmak. Yemek işine konu olmak. Kazanmak, ütmek. Aşınmak.

İçin : Neden ve sonuç belirten bir söz. Uğruna, yoluna. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Amacıyla, maksadıyla. Süre belirten bir söz. -den dolayı, -den ötürü. Hakkında. Karşılığında, karşılık olarak. Ant deyimleri yapan bir söz. Oranla, göz önünde tutulursa.

Ayçiçeği : Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Bir kez. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Sadece. Aynı, benzer.

Cisimcik : Küçük cisim. Atom taneciği.

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri. Yaprakları üst üste sarılı topak marul.

Çekirdek açık önerme : (…) . || Krş.. birli çekirdek açık önerme.

Çekirdek bağlama enerjisi : Bir atom çekirdeğinin yapısındaki temel parçacıkları ayırabilmek için verilmesi gereken enerji.

Çekirdek bağlama erkesi : Bir atom çekirdeğini, yapısındaki temel parçacıklara ayırabilmek için verilmesi gereken erke.

Çekirdek : Mıknatıslı çekirdeklerden oluşan ve bilgisayar ana belleği olarak kullanılan bellek türü.

Çekirdek bilgisi : Öğecik çekirdeğinin yapısını ve özelliklerini inceleyen doğabilim dalı.

Çekirdek bölünmesi : Ağır bir çekirdeğin nötron bombardımanı sonunda ikiye bölünmesi ve bu arada birden fazla sayıda nötron ile büyük bir enerjinin açığa çıkması olayı. Çekirdek fizyonu. Bir atom çekirdeğinin, dış kaynaktan gelen nötronların etkisiyle daha küçük çekirdeklere bölünmesi. [Bakınız: nükleer fisyon]

Çekirdek büzüşmesi : Nekroz olgusunda hücre çekirdeğinin büzüşüp küçülmesi ve hematoksilenle koyu renkte boyanması, karyopiknozis, piknoz. Işık mikroskobunda nekrozu ifade eden ilk sitopatolojik değişim olup yıkımlanarak serbest hâle gelen nükleik asitlerin bazik nitelikteki hematoksileni fazla tutmasından kaynaklanır.

Çekirdek ekşiti : Göze çekirdeğindeki kalıtım etkeni DNA, göze ortamındaki RNA vb. türünden, dört tür özdeciksel birimin (A, T, G, C; kimi kez U) fosfat-şeker zinciri üzerine bir şifreyle dizilmesinden oluşmuş dirilçoğuz.

Çekirdek enflasyon : Fiyatlar genel düzeyindeki değişimi sürekli kılan öğeleri saptamak ve bunlara yönelik daha gerçekçi politika kararları alabilmek amacıyla, fiyat dizinlerinde ağırlığı fazla olan ve mevsimsel dalgalanmalardan daha az etkilenen sınıflamadan oluşan alt dizin. Çekirdek enflasyon olarak genellikle özel imalat sanayi fiyat dizini kullanılmaktadır.

Çekirdek erimesi : Nekroz olayında, serbest hâle geçen nükleik asitlerin yıkımlanması sonucu, hücre çekirdeğinin eriyerek gözden silinmesi ve çekirdeğin bazik boyalarla boyanma yeteneğini kaybetmesi, karyolizis.

Çekirdek ile ilgili Cümleler

  • Ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum ve çekirdek ailem üzülür mü diye düşündüm.
  • Çekirdek ailem ve büyük ailem sizler mutlu oldunuz mu beni cezalandırınca?
  • Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.
  • Çekirdek aile genç bir önyargıdır; aslında, aileler sadece göreli zenginliğin son 50 ya da 60 yılı içinde birkaç yakın üyenin etrafında inşa edilmiştir.
  • Çekirdek ailem buradayken nasıl yapabilirim?
  • Çekirdeksiz karpuzlar var mı?
  • Çekirdekte büyük bir enerji hapsedilmiştir.
  • Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.
  • Bizim lezzetli kahvemiz taze kavrulmuş kahve çekirdeklerinden yapılır.
  • Mame kahve çekirdeklerini öğütmek için kahve değirmeni kullanır.
  • Çekirdeksiz üzüm ve çekirdeksiz karpuz var. Merak ediyorum çekirdeksiz mango var mı?
  • Ali kendi kahve çekirdeklerini kavurur.

Diğer dillerde Çekirdek anlamı nedir?

İngilizce'de Çekirdek ne demek? : n. seed, pit, kernel, stone, nucleus, core, core memory, cystoblast, hard core, hard pan

Fransızca'da Çekirdek : pépin [le], endocarpe [le], noyau [le]

Almanca'da Çekirdek : n. Herzstück, Kern

Rusça'da Çekirdek : n. зерно (N), зернышко (N), семечко (N), ядро (N), нуклеус (M), основа (F)

adj. ядерный