Stuffing türkçesi Stuffing nedir
- Doldurma.
- Kıtık.
- İçirik.
- Dolma içi.
- İç.
- Döşeme dolgusu.
- Vatka.
- Özgüven.
- Dolgu.
- Üstüpü.
- Dolma.
- Conta.
- Güç.
- Dolgu maddesi.
- Salmastra.
- Sızdırmazlık elemanı.
Stuffing ingilizcede ne demek, Stuffing nerede nasıl kullanılır?
Stuffing box : Suyun vana mili çevresinden sızmaması için, içine sızma ipi doldurulan kutucuk. Salmastra kutusu. Yağdanlık. Sızdırmaz conta. Salmastra yuvası. Sızma ipi kutusu.
Stuffing box ring : Sızma ipinin, musluk milini saracak biçimde sıkışmasını sağlayan, yüksüğe benzeyen parça. Sızma ipi baskısı.
Knock the stuffing out of : Kuyruğunu tava sapına çevirmek. Pestilini çıkarmak.
Byte stuffing : Sekizli dolgulaması. Bayt dolgulaması.
Turkey stuffing : Hindi dolması.
Stuff somebody : Kandırmak. Kazıklamak. Aldatmak.
Stuffier : Küs. Tıkalı (burun). Fazla resmi davranan. Eski kafalı. Tıkalı. Alıngan. Boğucu. Havasız. Tıkanmış. Kibirli.
Stuff and nonsense : Saçma sapan. Fasafiso. Fasa fiso. Saçma sapan laf. Saçma sapan (laf).
Stuff somebody with lies : Yalanlarla kandırmak.
Stuffiness : Sıkıcılık. Havasızlık. Dargınlık. Tutuculuk. Alınganlık. Burun tıkanıklığı. Boğuculuk. Kendini bir şey sanma. Kibirlilik. Tıkanıklık.
İngilizce Stuffing Türkçe anlamı, Stuffing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stuffing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inners : Ruhsal. Dahili. İçerideki. İçsel. Saklı (anlam vb). Ruh. Deruni. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. Ayrıcalıklı.
Padding : Abartma. Yalancı doldurma. Takviye. Fodra. Dolgu malzemesi. Takviye etme.
Concoction : Karıştırma. Tertip. Karıştırarak hazırlama. Karışım. Uydurma. Hazırlama. Uydurmasyon.
Seal ring : Sızdarmazlık keçesi. Mühür yüzüğü. Keçe. Sızdırmazlık halkası. Mühür. Bir belgeyi damgalamak ve böylece onu resmi hale dönüştürmek için kullanılan şey. İzolasyon lastiği. Enjektör contası.
Filler : Huni. Dolgulama. Astar (boya). Katkı maddesi. Doldurucu. Boya, plastik, kauçuk vb. ürünlerin özelliklerini geliştirip mal oluşlarını düşürmek için içlerine katılan özdek. Dolgu macunu. Geçici önlem.
Gland : Gudde. Salmastra bileziği. Salmastra glendi. Bez. Rakor. Salmastra kovanı. Beze. Salmastra kapağı.
Backfilling : Bir çukuru kendisinden çıkarılmış olan toprakla tekrar doldurmak. Geri doldurma. Bir siperi geri doldurmak. Bir çukuru geri doldurmak. Geri doldurmak.
Blank off : Sızdırmazlığın sağlanması amacı ile tapa gibi maddeler uygulamak.
Breast : Yürek. Başla, karın arasında kalan vücut bölgesi. toraks. Sine. Bağır. Gönül. Meme. Koyun. Göğüslemek.
Self reliance : Tamlık. Kendi kendine yeterlilik. Yiğitlik. Kendine güvenme. Kendine güven.
Stuffing synonyms : oyster stuffing, oyster dressing, ascendance, packing box, raw material, flax waste, hard core, ability, filling material, dressing, backfills, capabilities, solid, paddling, turkey stuffing, servicing, capacity, capability, forcemeat, bowels, self confidence, cores, recharging, caulkings, core, gusseting, panicles, lip, endo, charging, guts, gaskets, blocking up.
Stuffing ingilizce tanımı, definition of Stuffing
Stuffing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is used for filling anything. As, the stuffing of a saddle or cushion.

Bu kısımda Stuffing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stuffing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stuffing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stuffing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.