Stuffing box türkçesi Stuffing box nedir

  • Sızdırmaz conta.
  • Salmastra yuvası.
  • Sızma ipi kutusu.
  • Yağdanlık.
  • Salmastra kutusu.
  • Suyun vana mili çevresinden sızmaması için, içine sızma ipi doldurulan kutucuk.

Stuffing box ingilizcede ne demek, Stuffing box nerede nasıl kullanılır?

Stuffing : Dolma. Conta. Doldurma. Salmastra. Dolma içi. Vatka. İçirik. Dolgu maddesi. Dolgu. Kıtık.

Box : Özel bölme. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Saplama kutusu. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kutu. Loca. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri.

Stuffing box ring : Sızma ipinin, musluk milini saracak biçimde sıkışmasını sağlayan, yüksüğe benzeyen parça. Sızma ipi baskısı.

Stuffings : İçirik. Dolma içi. Doldurma. Güç. Döşeme dolgusu. Dolgu maddesi. Salmastra. Özgüven. Dolma. Kıtık.

 

Accessory box : Malzeme kutusu.

Accumulator box : Akümülatör kutusu. Batarya dolabı.

İngilizce Stuffing box Türkçe anlamı, Stuffing box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stuffing box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fawner : Yağcı. Yaltakçı. Kıç yalayıcı. Yalaka. Dalkavuk.

Packing box : Salmastra. Paketleme kutusu. Ambalaj sandığı. Eşya sandığı. Tampon yuvası. Ambalaj kutusu.

Gland : Salmastra kapağı. Salmastra bileziği. Gudde. Rakor. Conta. Salmastra kovanı. Beze. Salmastra glendi. Et bezi.

Oilcup : Yağ haznesi. Yağ kabı.

Lubricator : Gresör. Yağlayıcı. Yağ pompası. Yağcı. Yağlayıcı tertibat. Yağlama aygıtı. Makineleri yağlamada kullanılan yağ aktarma kabı. Lubrikeyter. Yağlayıcı madde.

Lubricators : Yağlama aygıtı. Yağlama işi yapan kimse. Yağlayıcı tertibat. Yağlayıcı madde. Yağcı. Gresör. Lubrikeyter. Yağlayıcı. Yağ pompası.

Brownnoser : Çanak yalayıcı. Dalkavukluk yaparak ve aşırı derecede kibar davranışlar sergileyerek kazanç veya çıkar elde etmeye çalışan kimse. Yaltakçı (argo terim). Yalaka. Dalkavuk.

Oilcups : Yağ kabı. Yağ haznesi.

Gasket : Conta. Karşılıklı gelen metal yüzeyler arasından akışkanın sızmasını önlemek için konan kösele, fiber v.b. maddelerden yapılan halka. Kalafat kıtığı. Sızdırmaz. Cam fitili. Kalçete. Salmastra. Kalçeta. Lastik şerit. İki düz yüzey arasına gaz ya da sıvı sızmasını önlemek üzere sıkıştırılarak konulan yassı parça.

Oilcans : Yağ kabı. Yağ kutusu. Yağ ibriği. Yağ maşrapası.

Stuffing box synonyms : oil feeder, oilcan, lubricate, grease cup, lubricates, nipple, grease box, oil can, fawners.