Yumuşatma nedir, Yumuşatma ne demek

  • Yumuşatmak işi ya da durumu.
  • Yoğun alıştırmalardan sonra bir kası hiçbir gerginlik veya kasılma bırakmadan dinlendirme

"Yumuşatma" ile ilgili cümle

  • "Sonra belki de o ihtilalci tonunu yumuşatmaya başlamıştı." - Y. K. Karaosmanoğlu

Kimya'daki anlamı:

1.Tuzların uzaklaştırılması, 2.Curuf ayrıldıktan sonra kurşundan arsenik, antimon ve kalayı uzaklaştırma işlemi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Sudan kalsiyum ve magnezyum gibi metal iyonlarının çıkarılması.

Bilimsel terim anlamı:

Etkin alıştırmalarda, bir kası hiçbir gerginlik ya da kasılma bırakmadan dinlenmeye salma (gevşetme).

Yumuşama yaratmak ereğiyle yapılmış olan ısıtma.

Bir sıklık çokgenini, kırıklığını gidererek eğriye dönüştürme, bk. sıklık eğrisi.

İngilizce'de Yumuşatma ne demek? Yumuşatma ingilizcesi nedir?:

relaxation, softening, smoothing

Yumuşatma kısaca anlamı, tanımı:

Yumuşatmak : Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek. Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek.

Yumuşatmalık : Amortisör.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Yoğun : Şişman, iri, tombul. Koyu, kalın. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Alıştırma : Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj. Alıştırmak işi. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman.

Gerginlik : Gergin olma durumu.

Kasılma : Kasılmak işi, takallüs.

Bırakma : Bırakmak işi.

Dinlendirme : Dinlendirmek işi.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Yumuşatma alıştırmaları : Kasları yumuşatarak onların iş gücünü artırmak için uygulanan ve vücudun türlü bölümlerinin etkin katkısı, itici ve sallayıcı tepkisiyle sürdürülen alıştırmalar.

Yumuşatma işlemi : Yumuşatmak için yapılan ısıl işlem.

Yumuşatma ile ilgili Cümleler

  • Zaman bazı şeyleri yumuşatmaz, unutursun, boğazda düğüm kalır.
  • İnsanlar ilk kez oldukça çekici biriyle karşılaştığında genellikleri havayı yumuşatmayı zor bulurlar.
  • Musluk suyun çok sert. Bir yumuşatma cihazı al.
  • Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım.
 

Diğer dillerde Yumuşatma anlamı nedir?

İngilizce'de Yumuşatma ne demek? : n. emasculation, relaxation

Fransızca'da Yumuşatma : amollissement [le], humanisation [la], mitigation [la], radoucissement [le]

Almanca'da Yumuşatma : n. Besänftigung, Linderung, Weichmachung

Rusça'da Yumuşatma : n. смягчение (N), размягчение (N), рыхление (N), разрыхление (N), сглаживание (N)