Liberalization türkçesi Liberalization nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalisation).
- Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması.
- Liberalizasyon.
- Liberalleşme.
- Dışalım, dışsatım ve sermaye hareketleri üzerindeki her türlü kısıtlamanın kaldırılması veya azaltılması. ekonomide her türlü devlet müdahalesinin azaltılması veya tamamen kaldırılması ile serbest piyasa düzeneği işleyişinin sağlanması.
- Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması.
- Libere etme.
- Liberalleştirme.
- Serbestleşme.
- Liberal olma eylemi veya süreci.
- Serbestleştirme.
- Liberal kılma.
Liberalization ile ilgili cümleler
English: It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
Turkish: Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.
Liberalization ingilizcede ne demek, Liberalization nerede nasıl kullanılır?
Consolidated liberalization list : Konsolide liberalizasyon listesi. Miktar kısıtlamalarının kaldırılması çerçevesinde gümrük birliği üyesi tarafların, diğerlerine karşı yeni miktar kısıtlamalarıyla eş etkili önlemler koymamayı üstlendikleri mal listesi.
Liberalizations : Serbestleştirme. Gereksiz kısıtlama ve engellerin kaldırılarak ekonominin dışa açılması. Liberal olma eylemi veya süreci. Liberal hale gelme eylemi veya süreci (ayrıca liberalisation). Libere etme. Piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılması. Liberalizasyon. Liberalleşme. Serbestleşme. Liberalleştirme.
İngilizce Liberalization Türkçe anlamı, Liberalization eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liberalization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Relaxation : Gevşeklik. Gevşeme. Hafifletme (ceza). Gevşetme. Hafifletme. Relaksasyon. Hafifleme. Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama. Eğlence.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Deregulation : Hükümet kontrolünden çıkarma. Devlet kontrollerinin tedricen kaldırılması. Kuralsızlaştırma. Düzenlemenin ortadan kaldırılması. Bir şeyi devlet denetiminden çıkarma süreci. Düzenlemelerin azaltılması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Liberalization synonyms : easement, a change in individual demand, a shift in supply, liberalizations, deregulations, a type mutual funds, a pass through certificate, liberalisation, abolition of forced labour convention, a change in supply, a shift in demand, a change in demand, easing, alleviation, relief.
Liberalization ingilizce tanımı, definition of Liberalization
Liberalization kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of liberalizing.

Bu kısımda Liberalization kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liberalization ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liberalization anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liberalization ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.