Interlude türkçesi Interlude nedir

  • Ara faslı.
  • Perde arası.
  • Teneffüs.
  • Ara dönem.
  • Rönesansta iki oyun ya da gösteri arasında oynanan müzikli ve mitolojik oyun. bir büyük oyunda yapıtla ilgili kısa bölüm.
  • Antrakt.
  • Büyük bir oyunun sahneleri arasına konulan, gösterilen oyundaki gelişmeyi anlamlandıran kesim. rönesans dönemi'nde iki oyun ya da gösteri arasında oynanan müzikli mitologya konulu oyun.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Konser ara.
  • Arada olan olay.
  • Ara.
  • İnterlüd.
  • Ara ünsüz kümesi.
  • Dinlenme.
  • Ara oyunu.

Interlude ile ilgili cümleler

English: After a brief interlude, Caesar decided to join the army once again and left Rome. While he was sailing across the sea, a group of pirates kidnapped him.
Turkish: Kısa bir süre sonra, Sezar bir kez daha orduya katılmaya karar verdi ve Roma'dan ayrıldı. O, yelkenli ile denizi geçerken bir grup korsan onu kaçırdı.

Interlude ingilizcede ne demek, Interlude nerede nasıl kullanılır?

Interludes : Ara oyunu. Perde arası. Antrakt. Ara. Ara faslı. İnterlüd.

Interlunar : Yeni ay ve eski ay zamanları arasında. Eski ay ile yeni ay arasındaki zaman ile ilgili.

Interlace : Ağ gibi örmek. Birbirine dolamak. Birbirine geçirmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geçmeli tarama tv. Geçmeli tarama. Birbirine dolanmak. Karışmak. Kimyasal bir sistemin iki fazı arasındaki dokunma yüzeyi. Geçmek.

 

Interlaced : Aralıklı. Geçmeli. Girift (yazı). Üst üste bindirilmiş. Birbirine dolanmış. Titreşimli. Birbirine geçirilmiş. Birbirine dokunmuş gibi çaprazlama birbirine geçirilmiş.

Interlaced scanning : Aralıklı tarama. Geçmeli tarama. Tek-çift tarama. Düz taramada elektron demetinin bütün resmi soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bir kez taramasına karşılık, aynı demetin önce tek satırları tarayarak bir alan, sonra çift satırları tarayarak ikinci alanı taraması yöntemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aralıklı tanıma.

Interlard : İçine karıştırmak. Karıştırmak. Eklemek. Süslemek.

Interlarded : Birbirine entegre edilmiş. Çeşitlendirilmiş. Eklemek. Değiştirilmiş. Birbiriyle karıştırılmış. İçine karıştırmak. Karıştırmak. Farklılaştırılmış. Süslemek.

Interland : Bir limanı dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen ve ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge. Art bölge.

Interlarding : Karıştırmak. İçine karıştırmak. Eklemek. Süslemek.

Interlacings : Örgülü tarama. Televizyon tarama tekniği. Tek ve çift satırların ayrı olarak tarandığı ve görüntünün atlar gibi belirdiği görüntüleme metodu (bilgisayar). Geçmeli tarama. Aralıklı yapma. Atlamalı biçimde yapma.

İngilizce Interlude Türkçe anlamı, Interlude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interlude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discontinuation : Kesilme. Duraklama. Kesme. Vazgeçme. Devamsızlık. Son verme. Fasıla. Sona erme. Aralık.

 

Intermedium : (anatomi terimi) el bileğindeki radyal ile ulnar arasındaki ve ayak bileğindeki tibyal ile topuk kemiği arasındaki kemik veya kıkırdak. Ara yer. Ara boşluk. Aracılık. Aracı alet veya birim.

Refreshment : Ara öğün. Canlanma. Serinletme. Güçlenme. Yiyecek. Hafif yemek. Canlandırma. Dinçleşme. Serinletici içki.

Relaxations : Rahatlama. Relaksasyon. İstirahat. Yumuşatma. Gevşetme. Gevşeme. Hafifletme (ceza). Yumuşama. Eğlence.

Repose : Yaslanmak. Ebedi istirahatta olmak. Huzur. Dinlenmek. İstirahat. Sakinlik. Rahat. Yatırmak. Dinginlik.

Comma : Virgül. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Koma. Binlik ayracı. İki nota arasındaki yarım sesten küçük ses aralığı.

Show : İbraz etmek. Temsil. Eğlence izlencesi. Sergi. Teşhir. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Görünüş. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Dışa vurmak. Belirtmek.

Inhalation : Soluk alma. Dışarıdan içeri taşıma. soluk alma. Nefes alma. Buğu, gaz veya ufak damlacıklar durumuna getirilmiş sıvıların solukla alınması. İnhalasyon. Temiz havayı ağız ya da burun yolu ile ciğerlere doldurma. Solukla içeriye çekme. Ciğerlerine çekme. İçine çekme (sigara dumanı vb'ni).

Recumbencies : Sırt üstü yatma. Uzanma. Yatma.

Entracte : Antrakt muziği.

Interlude synonyms : entr'acte, playtimes, active hero, playtime, break, breathing, after piece, interval, discontinuance, recreation, recovery, act drop, interacts, breather, amateur theater, recumbency, abstractionism, adaptability, alto, alley theme, inhalations, acting manager, interacted, breathing time, absurd theatre, acrobacy, abstract theatre, intermission, dormancies, interludes, intermissions, acting style, respirations.

Interlude ingilizce tanımı, definition of Interlude

Interlude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A short entertainment exhibited on the stage between the acts of a play, or between the play and the afterpiece, to relieve the tedium of waiting.