Relief türkçesi Relief nedir

  • Kurtuluş.
  • Nöbeti alan kimse.
  • Çare.
  • Takviye kuvvetleri.
  • İç rahatlığı.
  • Nöbeti devralan kişi.
  • Rölyef.
  • Rahatlama.
  • Teselli.
  • Sıkıntıdan kurtulma.
  • İmdat.
  • İç ferahlığı.
  • Hafifletme.
  • Nöbet değiştirme.
  • Destek.
  • Kabartma.
  • Dublör.
  • Kurtarma.
  • Yardım.
  • Rahatlatma.
  • Ferahlama.
  • Derman.
  • Ara verme.
  • Ferah.
  • Boşaltma.
  • Avuntu.
  • Nöbeti devralan kimse.

Relief ile ilgili cümleler

English: Moustapha felt great relief after the verdict was read.
Turkish: Karar okunduktan sonra Mustafa büyük bir rahatlama hissetti.

English: Aspirin can provide quick relief for a headache.
Turkish: Aspirin baş ağrısı için hızlı bir rahatlama sağlayabilir.

English: Ali absconded with all the money donated for earthquake relief.
Turkish: Ali deprem yardımı için bağışlanan tüm parayla birlikte kaçtı.

English: Hasan needed money and sought financial relief from his father.
Turkish: Hasan'ın paraya ihtiyacı vardı ve babasından ekonomik destek istedi.

English: Ali sought relief in the bottle, after losing both his job and Mary in the same week.
Turkish: Ali aynı hafta işini ve Mary'yi kaybettikten sonra devayı şişede aradı.

Relief ingilizcede ne demek, Relief nerede nasıl kullanılır?

Relief forms : İç ve dışgüçlerin ortak malı olan dağ, yayla, ova, koyak, çukur gibi biçimlerin tümü ve bunların ara türleri. Yer biçimleri.

 

Relief inversion : Terselme. Aşınmaların etkisiyle, önceden yüksekliklerin bulunduğu yerlerde çukurlukların, koyakların bulunduğu yerlerde de dağ ve tepelerin gelişmesi.

Relief map : Yükseltileri basit çizgiler yerine farklı renklerle gösteren harita. Yükseklikleri gösteren harita. Rölyef haritası. Rölyef harita. Kabartma harita.

Relief print : Kabartma basınç. Kabartma baskı.

Relief road : Yan yol. İkinci yol. Trafiği sıkışık bir alanın etrafından dolaştıran yol. Baypas.

Stress relief annealing : Gerilim giderme tavlaması. Gerilme giderme tavlaması.

Relief valve : Güvenlik vanası. Emniyet supabı. Yük atma vanası. Basınç giderme valfi. Basınç, belirli bir değerin üstüne çıkınca açılarak döşemin güvenliğini sağlayan vana. Boşaltma supabı. Basınç emniyet valfi. Tahliye valfi. Basınç sınırlayıcı valf. Emniyet ventili.

United nations relief and works agency for palestine refugees in the near east : .

Be in relief against : Yanında göze çarpmak. Dikkati çekmek. Kontrast oluşturmak.

Relief vent : Yardımcı havalık. Pissu döşemindeki eksi ve artı basınçları önleyen bir havalık.

İngilizce Relief Türkçe anlamı, Relief eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relief ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extenuation : Ciddiye almama. Hafife alma. Azaltma.

Raising : Yükselen. İlave. Eder artırımı. Tüylendirme. Şardonlama. Kaldırma. Kendini bilen. Zam.

Relieved : Sıkıntısı hafifletilmiş. İçi rahat etmiş. Yatışmış. Belirginleştirmek. Rahatlamış. Sadaka vermek. Nöbeti devralmak. Yardım yapmak. Dindirmek. Rahatlatmak.

 

Extrications : Salıverme. Serbest bırakma. Ayrıştırma.

Succored : Yardımına gelmek. Yardımına koşmak. İmdat etmek. Yardıma koşmak. Yardım etmek. İmdadına yetişmek. İmdada yetişmek. Yardıma gelmek.

Extricating : Açığa çıkarmak (kimya terimi). Ayrıştırmak. Kurtarmak. Açma. Çıkarmak. Serbest bırakmak. Salıvermek. Ayırma. Zor durumdan çıkarmak. Çıkartma.

Mitigation : Yatıştırma. Yumuşatma. Tenkis. Tahfif. Azaltma.

Consolations : Teselli eden şey. Avunma. Avunç.

Attenuation : Bir patojenin bağışıklık oluşturma yeteneğini değiştirmeden hastalık oluşturma yeteneğinin azaltılması. Bilgisayar, fizik, nükleer enerji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir çevrimde, bir akımmıknatıssal alanda güç yitiğinin desibel olarak ölçüsü. Azaltma. İnceltme. Zayıflatma. Alkınma. Attenüasyon. Zayıflama.

Open : Açmak. Yarılmak. Geniş. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. İçten. Bildirmek. Açık (kapı). Açık. Serbest.

Relief synonyms : bossing, lightening, accessoriness, reassurance, commodious, bloating, powers, bleed off, antidotes, cessation, suspension, assisstance, desistence, dimming, affranchisement, reinforcements, liberation, salve, stuntman, debarkation, recovery, capacious, salves, doublure, antidote, derobement, comfortably spacious, relieving, relives, relievers, backing, understudying, cessations.

Relief zıt anlamlı kelimeler, Relief kelime anlamı

Discomfort : Üzmek. Rahatsızlık veren şey. Rahatsızlık. Rahatını kaçırmak. Sıkıntı. Sıkıntı vermek. Dert. Keyfini kaçırmak. Rahatsız etmek. Ağrı.

Increase : Yükseltmek. Yükselmek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Büyümek. Artmak. Çoğalmak. Üremek. Artış. Çoğaltmak.

Compression : Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Tazyik. Kompresyon basınç ölçümü. Özetleme. Kısaltma. Sıkıştırma. Basma. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Bastırma. Basınçlandırma.

Relief ingilizce tanımı, definition of Relief

Relief kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The removal, or partial removal, of any evil, or of anything oppressive or burdensome, by which some ease is obtained. Ease. The act of relieving, or the state of being relieved. Alleviation. Redress. Comfort. Succor.