Relieved türkçesi Relieved nedir

  • İçini rahatlatmak.
  • Ferah.
  • Torna etmek.
  • Hafiflemiş.
  • İçi rahat etmiş.
  • Dindirmek.
  • Ferahlamış.
  • Sıkıntısı hafifletilmiş.
  • Rahatlatmak.
  • Yardım yapmak.
  • Rahatlamış.
  • Teselli vermek.
  • Nöbeti devralmak.
  • Rahat.
  • Yatışmış.
  • Dikkat çekmesini sağlamak.
  • Hafifletmek.
  • Belirginleştirmek.
  • Kurtarmak.
  • Avutmak.
  • Renk katmak.
  • Çare bulmak.
  • Müsterih.
  • Kabartma yapmak.
  • Sadaka vermek.

Relieved ile ilgili cümleler

English: Ali was relieved to hear that.
Turkish: Ali onu duyduğuna rahatlamıştı.

English: Ali was relieved to hear that Mary had arrived home safely.
Turkish: Ali Mary'nin güvenli şekilde eve vardığını duyduğunda rahatladı.

English: He was relieved of his heavy responsibility.
Turkish: Ağır sorumluluğundan kurtuldu.

English: Ali checked Mary's pulse and was relieved to find that she was still alive.
Turkish: Ali Mary'nin nabzını kontrol etti ve onun hâlâ hayatta olduğunu öğrendiği için rahatladı.

English: Anyhow, I'm relieved the test is over.
Turkish: Her neyse, test bitti rahatladım.

Relieved ingilizcede ne demek, Relieved nerede nasıl kullanılır?

Was relieved of his duties : Atıldı. İhraç edildi. Görevleri elinden alındı. Kovuldu. İşine son verildi. İşten çıkarıldı.

Be relieved : Yüreği serinlemek. Hafiflemek. İçine sinmek. İçi rahat etmek.

 

Feel relieved : Hafiflemek. Ferahlamak. Rahatlamak. İçi açılmak.

Feeling relieved : Rahatladığını hisseden. Ağır bir yük üzerinden kalkan. Rahatlayan. Kuş gibi hafifleyen.

Felt relieved : Rahatladığını hisseden. Ağır bir yük üzerinden kalkan. Kuş gibi hafifleyen. Rahatlayan.

Reliever : Dublör. (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. Yedek.

Relievo : Kabartma. Röleve.

Relieving arch : Hafifletme kemeri. Boşaltma kemeri. Sağır kemer.

Relieves : Çare bulmak. Belirginleştirmek. Sadaka vermek. Yüreğine su serpmek. Yaralarını sarmak. Avutmak. İçini rahatlatmak. Teselli vermek. Dikkat çekmesini sağlamak. Nöbeti devralmak.

Relievers : (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Dublör. Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. Yedek.

İngilizce Relieved Türkçe anlamı, Relieved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relieved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extend condolences : Sempatisini ifade etmek. Teselli etmek. Taziyelerini sunmak. Acısını paylaştığını ifade etmek. Derdini paylaştığını belirtmek.

Crystallise : Kristal hale getirmek. Billurlaşmak. Kristal hale gelmesine neden olmak. Aydınlatmak. Açıklık getirmek. Işık tutmak. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Aydınlığa kavuşturmak.

Cope : Papaz cüppesi. Üstesinden gelmek. Üstünü kapamak. Örtmek. Uğraşmak. Kaplamak. Cüppe. Başarmak. Başa çıkmak.

Bring off : Başarılı olmak. Zorluklara rağmen başarmak. Başarmak. Getirmek. Üstesinden gelmek. Alt etmek. Umulmayan bir şeyi başarmak. Başarıyla yürütmek.

 

Console : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Klavye. Konsol. Teselli etmek. Avundurmak. Destek. Avunmak. Dirsek. Raf.

Tingeing : Belirti. Hafifçe boyamak. Renklendirmek (az). Hafif renk vermek. Hafif etkilemek. Katmak. Nebze. Renk vermek. (-in tadı) (bir yemekte) azıcık bulunmak.

Copes : Örtmek. Başarmak. Üstünü kapamak. Başa çıkmak. Uğraşmak. Kaplamak. Papaz cüppesi. Cüppe. Üstesinden gelmek.

Crystallising : Şekil almak veya biçimlenmek. Açıklık getirmek. Anlaşılmaz olması nedeniyle açıklığa kavuşturmak (ayrıca crystalize). Kristal hale getirmek. Kristal hale gelmesine neden olmak. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Kristalleştirmek.

Make explicit : Belgilemek. Açığa kavuşturmak.

Remedied : Gereğine bakmak. Çare. Onarmak. Çözüm getirmek. Sağaltmak. İyileştirmek. Düzeltmek. Tedavi etmek. İyi etmek.

Relieved synonyms : sticking out, coped, embellish, alleviate, consoles, sticking, give alms, brought through, find a remedy, bailed, embosses, condoled, comfortably spacious, cannier, lionizing, wide, concretize, above water, engraves, emboss, at peace, amuses, ease, bails, de stress, reprieved, disburden, color, boss, dole out, bail, lionize, protrusive.

Relieved zıt anlamlı kelimeler, Relieved kelime anlamı

Unmitigated : Tam anlamıyla. Dinmeyen. Hafiflememiş. Daniska. Tam. Katıksız. Azalmamış. Hafiflemeyen.

Intrusive : Elverişsiz. Davetsiz. Mütecaviz. İzinsiz ve davetsiz giren. Sırnaşık. Zorla içeri giren. İzinsiz giren. Zorla giren. Araya giren. Kullanışsız.