Unmitigated türkçesi Unmitigated nedir

  • Hafiflemeyen.
  • Daniska.
  • Tam anlamıyla.
  • Hafiflememiş.
  • Dinmeyen.
  • Katıksız.
  • Azalmamış.
  • Tam.

Unmitigated ingilizcede ne demek, Unmitigated nerede nasıl kullanılır?

An unmitigated liar : Tam bir yalancı.

Unmitigatedly : Tamamiyle. Rahatlamaksızın. Bütün. İrtifak hakkı olmaksızın. Mutlaka. Kesinlikle.

İngilizce Unmitigated Türkçe anlamı, Unmitigated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unmitigated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accomplished : Usta. Hünerli. Yetenekli. Başarılmış. Tamamlanan. Mükemmel. Kusursuz. Başarılı. Becerikli.

Completely : İyice. Tamamen. Eksiksiz bir biçimde. Komple. Bütünüyle. Eksiksiz. Eksiksiz olarak. Bütün bütün. Adamakıllı.

All out : Elinden gelen. Toptan. Bitkin. Topyekün. Gücünün tamamını kullanarak. Alabildiğine. Bütün gücüyle. Tüm gücünü kullanan. Yanılmış.

Gross : Müstehcen. Gros. Hasılat yapmak. Saldırgan. On iki düzine. Şişko. Bütün. Apaçık. Bir nesnenin kesintisiz durumu.

Strictly : Harfiyen. Kesinlikle. Tam manasıyla. Katı bir biçimde. Açıkçası. Sert bir biçimde. Sert biçimde. Tam olarak. Kesin surette.

Accurate : Doğru. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Sahi. İnce. Kesin. Hassas. Dakik. Yanlışsız.

Outright : Bütün. Belli. Anında. Açık. İçten. Kesin. Bir defada. Dobra dobra. Kesiksiz. Karşılıksız (yardım veya bağış vb).

 

Perfect : Dört dörtlük. Eksiksiz. Fiilin karşıladığı oluş ve kılışın geçmişte kişinin görgüsü ve bilgisi altında olup bittiğini anlatan zaman. türkçede görülen geçmiş zaman -dı/-du ekiyle kurulur. || tek. şah. geldim (<gel-di-m), || tek. şah. geldin (<gel-di-n), || tek. şah. geldi (<gel-di), || çokl. şah. geldik (<gel-dik), || çokl. şah. geldiniz (<gel-di-niz), || çokl. şah. geldiler (<gel,di-ler) vb. örnekler: ayna ona, cesaret ve güven veren çizgilerle gülümsedi (t. buğra, yalnızlar, s. 113). ben aldım. okuyup da ne olacaktı sanki… okuyanları da gördük. ikiz mi doğurdular, yoksa ilkleri hep oğlan mı oldu? (t. buğra, yalnızlar, s. 182). umduk, bekledik, düşündük. hangi şey umduğumuza uygun düştü (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından ı, s. 13). hayretimi görerek güldü. çok dalgındın. geldim, yanına oturdum. haber almadım, dedi ve gözleri örtülü öne bakarak devam etti (y. k. karaosmanoğlu, göst. e., ııı, s. 21) vb. Görülen geçmiş zaman kipi. Berkemal. Mükemmel. Tamamlamak. Mükemmelleştirmek.

Thoroughgoing : Eksiksiz. Kusursuz. Mükemmel. Yürümeye alışık. Esaslı.

Pure : Masum. Safkan. Kusursuz. Soyut. Lekesiz. Teorik. İffetli. Salt. İçinde yabancı özdek bulundurmayan, temiz, katışıksız (özdek).

Unmitigated synonyms : bodacious, according to cocker, the finest, double dyed, pukka, blinking, regular, purer, flaming, purest, clearest, up to the hilt, absolute, properly, staring, unrestrained, to the backbone, blankest, complete, first and last, engrained, fucking, abject, just, bang on, in the strict sense, the best, fanatically, arrant, crashing, blanker, a hundred percent, bally.

Unmitigated zıt anlamlı kelimeler, Unmitigated kelime anlamı

Mitigated : Yatıştırılmış. Azaltmak. Hafifletmek. Yatıştırmak.