Console türkçesi Console nedir

  • Klavye.
  • Dirsek.
  • Avundurmak.
  • Avunmak.
  • İşletim masası.
  • Avutmak.
  • Bir bilgisayar dizgesinin güdümünü ve denetimini sağlarken işletmen' in, bakım onarımını sağlarken bakım uzmanının kullandığı, türlü göstergeler, anahtarlar, yazı makinesi ya da işletim göstericisinin bulunduğu masa ya da konsol.
  • Destek.
  • Konsol.
  • İşletmen uçbirimi.
  • Kumanda paneli.
  • Raf.
  • Teselli etmek.
  • Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Console ile ilgili cümleler

English: I knew that I could neither console nor help.
Turkish: Ne teselli edebileceğimi ne de yardım edebileceğimi biliyordum.

English: Who will console him?
Turkish: Kim onu teselli edecek?

English: Who will console me?
Turkish: Kim beni teselli edecek?

English: Tom tried to console Mary.
Turkish: Tom, Mary'yi teselli etmeye çalıştı.

English: Avoid prolonged use of the console. To help prevent eye strain, take a break of about 15 minutes during every hour of play.
Turkish: Kumanda panelinin uzun süreli kullanımdan kaçının. Göz yorgunluğunu önlemek için, oyunun her saati boyunca yaklaşık 15 dakikalık bir mola verin.

Console ingilizcede ne demek, Console nerede nasıl kullanılır?

Console bracet : Rafı yerinde tutan destek. Raf dayanağı.

Console debugging : Konsolla hatadan arındırma. Konsoldan hatadan arındırma.

 

Console device : Konsol aygıtı.

Console display register : Konsol gösterim yazmacı. Konsol gösterini yazmacı.

Console input : Konsoldan giriş.

Console switch : Konsol anahtarı.

Console table : Duvar masası. Konsollu masa. Konsol.

Management console : Yönetim konsolu. Yönetim işleticisi uçbirimi.

Master console : Ana konsol.

Console typewriter : İşletmen yazı makinesi. İşletmenle bilgisayar dizgesi arasında, dizgenin güdümü ve denetimiyle iletişimi sağlamak üzere kullanılan yazı makinesi. Konsol yazıcısı. Konsol yazı makinesi.

İngilizce Console Türkçe anlamı, Console eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Console ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auxiliary : Yan. Yardımcı. Muavin. Yedek. İkincil. Tali.

Clavier : Tuşlu çalgı. Tuşlar.

Afforcement : Güçlendirme. Takviye.

Advocation : Savunma. Mahkemede savunma eylemi. Müdafaa.

Brackets : Köşeli ayraç. Flanş. Parantez. Braketler. Köşeli ayraçlar.

Cantilevering : Dirsekli bir kol. Dirsekli. Çıkma. Sundurma. Manivela. Konsol yapmak.

Draw consolation : Teselli bulmak.

Cheered : Ferahlamak. Keyiflendirmek. Neşeli sesler çıkarmak. Neşelendirmek. Sevinçle bağırmak. Teşvik etmek. Alkışlamak.

Condoles : Baş sağlığı dilemek. Acıya katılmak. Başsağlığı dilemek. Taziyelerini sunmak. Acısını paylaşmak. Taziyede bulunmak.

 

Console synonyms : bank of keys, soothe, keyboard, rack, backups, divert, comforts, calm, condoled, dresser, allay, behalf, shelf, operating table, lull, corbels, delude, comfort, commode, crank, dressers, aid, cheer up, amuse, commodes, cantilevers, flexion, tranquilize, comforted, adjuvant, elbow, backup, bracket.

Console zıt anlamlı kelimeler, Console kelime anlamı

Agitate : Acı vermek. Sarsmak. Telaşlandırmak. Dalgalandırmak. Kışkırtmak. Üzmek. Kamuoyunu kışkırtmak. Ortalığı karıştırmak. Sallamak. Başkaldırmak.

Console ingilizce tanımı, definition of Console

Console kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To comfort. To relieve. A bracket whose projection is not more than half its height. To alleviate the grief and raise the spirits of. To cheer in distress or depression. To soothe.