Klavye nedir, Klavye ne demek

Klavye; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bir yazı makinesinin, uzakyazıcının, gösterici ucun ya da delgi makinesi gibi bir veri giriş donanımının; işletmen ya da kullanıcının parmaklarıyla dokunaklara basarak verileri damga damga belirtebileceği biçimde düzenlenmiş yeterli sayıda anahtardan oluşan kesimi.

Gitar terimi olarak anlamı:

Gitar sapının tellerin de geçtiği parmakla basılan ön yüzü.

İngilizce'de Klavye ne demek? Klavye ingilizcesi nedir?:

keyboard, fretboard

Klavye anlamı, kısaca tanımı:

Klavyeli : Klavyesi olan.

Parmak : Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. Arşının yirmi dörtte biri. Bir işe karışmış olma ilgisi. Eni bu organ kadar olan. İnç. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri.

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Devinim. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Yola çıkma. Davranış, tutum. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım.

 

Piyan : Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan, ciltte yaralar yapan, bulaşıcı sıcak bölge hastalığı.

Çalgı : Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman.

Hesap : Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Aritmetik. Tutum, durum, anlayış. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Matematiksel işlem. Alacaklı veya borçlu olma durumu. Oranlama, tahmin.

Makine : Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü. Araba, otomobil. Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.

 

Değişmez : Aynen kalan, değişikliğe uğramayan.

Klavye çapı : Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı.

Klavyesiz : Klavyesi olmayan.

Klavye ile ilgili Cümleler

  • Ali aylardır klavyesini temizlememişti, ve o tozla, gıda parçalarıyla ve Allah bilir başka neyle dolmuştu.
  • Tombul parmaklarım var, bu nedenle küçük bir klavye kullanamam.
  • Klavye arkadan aydınlatmalı.
  • Ali klavyesinin üzerine bir fincan kahve döktü.
  • Klavyemde bir problem var Hüston oradan bana sinyal yollar mısın?
  • Şimdi klavyenin başından kalk ve bir neskafe yap kendine.
  • Arapça yazamam. Arapca bir klavyem yok.
  • Kahveyi neredeyse klavyeme döküyordum.
  • Sen önce bir Türkçe klavyeli bir bilgisayar kullan.

Diğer dillerde Klavye anlamı nedir?

İngilizce'de Klavye ne demek? : n. keyboard, keypad, fingerboard, bank of keys, clavier, console

n. manual

Fransızca'da Klavye : clavier [le]

Almanca'da Klavye : n. Klaviatur, Manual, Tastatur

Rusça'da Klavye : n. клавиатура (F)