Agitate türkçesi Agitate nedir

  • Altüst etmek.
  • Galeyana getirmek.
  • Sarsmak.
  • Üzmek.
  • Tahrik etmek.
  • Yaygara koparmak.
  • Çalkalanmak.
  • Dalgalandırmak.
  • Çalkalamak.
  • Sallamak.
  • Kışkırtmak.
  • Ortalığı karıştırmak.
  • Acı vermek.
  • Propaganda yapmak.
  • Başkaldırmak.
  • Kamuoyunu kışkırtmak.
  • Telaşlandırmak.

Agitate ile ilgili cümleler

English: Ali became increasingly agitated.
Turkish: Ali giderek ajite oldu.

English: Ali became agitated.
Turkish: Ali tedirgin oldu.

English: Ali got agitated.
Turkish: Ali tahrik edildi.

English: Ali appears agitated.
Turkish: Ali kışkırtılmış görünüyor.

English: Ali is agitated.
Turkish: Ali tedirgin.

Agitate ingilizcede ne demek, Agitate nerede nasıl kullanılır?

Agitated : Telaşlı. Ajite. Tedirgin. Çalkalanmış. Heyecanlı.

Agitated depression : Çırpınma nöbeti. Heyecanlı depresyon.

Agitatedly : Güçlü düzensiz hareketler ile. Tedirgin bir şekilde. Rahatsız edilmiş bir şekilde. Heyecanla. Telaşla. Ajite bir halde. Endişeli bir şekilde.

Agitates : Tahrik etmek. Sarsmak. Üzmek. Dalgalandırmak. Telaşlandırmak. Sallamak. Çalkalamak. Propaganda yapmak. Çalkalanmak. Galeyana getirmek.

Be agitated : Dolduruşa gelmek. Tahriğe kapılmak. Tahriklere kapılmak. Galeyana gelmek.

Become agitated : Telaşlanmak. Tahrik olmak. Telaşlı hale gelmek. Tedirgin olmak. Ajite olmak. Çalkantılı olmak.

 

Agitation : Çalkalanma. Galeyan. Endişe. Heyecan. Çalkama. Sıkıntı. Sallanma. Gerginlik. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çalkalama.

Agitating : Çalkalamak. Karıştırmalı. Propaganda yapmak. Muharrik. Yinelenmiş karma. Çalkalanmak. Tekrar karma. Tahrik etmek. Karıştırma. Üzmek.

Agitators : Tahrikçi. Kışkırtan. Provokatör. Parmakçı. Kampanyacı. Karıştırıcı. Fesat. Malaksör. Tahrikçi kişi. Ajitatör.

Agitato : Acitato.

İngilizce Agitate Türkçe anlamı, Agitate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agitate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bollix : Perişan etmek. Yok etmek. İçine etmek. Batırmak. Saçmalık. Saçma. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak.

Flap : Saçmalamak. Savurmak. Çırpmak (kuş kanatlarını). Telaşlanmak. Kanat çırpmak. Kanatlarını çırpmak. Rüzgarda dalgalanmak (bayrak veya yelken vb). Çırpmak. Sinirlenmek. Sallanmak.

Rouse : Uyandırmak. Yatağından çıkarmak. Kızdırmak. Harekete geçirmek. Uyanmak. Canlanmak. Uyarmak.

Flirt : Sallanmak. Fırlamak. Fıkırdamak. Flört. Fırlatmak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Fırlanmak. Çıkmak. Flört etmek.

Bedevils : Şaşırtmak. Çileden çıkartmak. Delirtmek. Kafasını karıştırmak. Bozmak.

 

Appaling : Şok edici. Şoke etmek. Şoka uğratmak. Yıldırmak. Ürkütmek. Dehşete düşürmek. Şok veya korkuya neden olan. Dehşete düşmek. Berbat. Korkutmak.

Disconcert : Huzurunu kaçırmak. Düzenini bozmak. Şaşırtmak. Sinirlendirmek. Karıştırmak. Bozmak. Endişelenmek. Ahengini bozmak. Foslatmak.

Buffet : Büfe. Vurmak. Tokat atmak. Yumruklamak. Dövmek. Yumruk atmak. Örselemek. Boğuşmak. Mücadele etmek.

Agitate synonyms : psych up, make propaganda, cause to undulate, flurries, rinsed, crimp, brandishing, make a fuss, be wavy, turn on, simmer, clamoring, antagonised, aggravate, bedevilled, ballyhoo, cluttering, flurry, harrowed, rumpus, excruciate, crisped, agonise, antagonized, bollixes, electrify, beat up, antagonise, flaps, billow, appalls, fussing, bother.

Agitate zıt anlamlı kelimeler, Agitate kelime anlamı

Calm : Sakinlik. Endişesiz. Soğukkanlı. Yatıştırmak. Soğuk. Sakin. Arsız. Ağırbaşlı. Durgun. Sakinleştirmek.

Stand still : Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak.

Agitate ingilizce tanımı, definition of Agitate

Agitate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To agitate water in a vessel. As, the wind agitates the sea. To move with a violent, irregular action.