Relaxed türkçesi Relaxed nedir

  • Gevşek.
  • Gevşemiş (kişi).
  • Gevşemiş.
  • Yumuşamış.
  • Rahatlamış.

Relaxed ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary relaxed in front of the TV for a couple of hours watching an old movie.
Turkish: Ali ve Mary eski bir filmi izlerken TV'nin önünde birkaç saat dinlendiler.

English: Ali looked relaxed and rested.
Turkish: Ali gevşemiş ve dinlenmiş görünüyordu.

English: Ali looks relaxed and rested.
Turkish: Ali rahatlamış ve dinlenmiş görünüyor.

English: A cup of hot soup relaxed me.
Turkish: Bir bardak sıcak çorba beni rahatlattı.

English: Ali relaxed a bit.
Turkish: Ali biraz dinlendi.

Relaxed ingilizcede ne demek, Relaxed nerede nasıl kullanılır?

Relaxed dna : En kararlı ve değişikliğe uğramamış yapısıyla herhangi bir dna, pek çok hücresel koşullar altında tipik olarak b-dna biçimi. Relaks dna.

Become relaxed : Açılmak.

Make relaxed : Gevşetmek.

Relaxedly : Rahatlamış bir şekilde.

Unrelaxed : Rahatsız. Heyecanlı. Rahatsız (kişi). Gergin. Stresli. Coşkulu.

Sit back and relax : Arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın. Arkanıza yaslanın ve rahatlayın.

Relax : Dinlenmek. Relaks. Yumuşatmak. Zayıflatmak. Hafiflemek. Hafifletmek. Dinlendirmek. Gevşemek. Gevşemiş.

Relaxation of muscles : Kasların gevşemesi.

Relaxable : Rahatlayabilir. Dinlenebilir.

 

Relaxes : Dinlenmek. Yumuşamak. Rahatlatmak. Hafifletmek. Rahatlamak. Zayıflatmak. Yumuşatmak. Gevşetmek. Dinlendirmek. Gevşeyip dinlenmek.

İngilizce Relaxed Türkçe anlamı, Relaxed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relaxed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Looser : Bağlanmamış (saç). Serbest. Açık. Bol. Oynak. Yarım yamalak. Hafif. Ahlaksız.

Loosest : Bağlanmamış (saç). En gevşek. Oynak. Serbest. Hafif. Açık. Ahlaksız. Bol.

Flabby : Cansız. Gevşek (adale veya doku). Pörsük. Yumuşak. Sarkık. (karakter) zayıf. Zayıf. Lapacı.

Cranky : Sinirli. Aksi. Ters. Huysuz. Alıngan. Çabuk öfkelenen. Tuhaf. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Çabuk sinirlenen. Dengesi her an bozulabilir.

Airy : Çevik. Havai. Canlı. Hafif. Hava gibi hafif. Havadar. Boş. Neşeli. Hayali.

Flabbier : İradesiz. Zayıf. Sarkık. Cansız. Güçsüz. Gevşek (adale veya doku). (karakter) zayıf. Lapacı.

Baggy : Bol. Çuval gibi. Düşük. Torba gibi sarkan. Şişkin. Şapşal. Sarkık. Asılı. Torba gibi.

Degage : Serbest.

Flagging : Cansız. Plaka döşeme. Zayıf.

Slacked : Söndürmek (kireç). Yavaşlamış. Çözmek. Gevşetmek. Laçkalaşmak. Koyvermek. Yavaşlatmak. Çözülmüş.

 

Relaxed synonyms : unagitated, relax, baggiest, crankiest, slackened, flabbiest, unstuck, languished, baggier, flaccid, ataraxic, unstrained, drooping, settled down, relieved, doughface, mellow, easy, laid back, airiest, languishing, unfastened, sedated, airier, crankier.

Relaxed zıt anlamlı kelimeler, Relaxed kelime anlamı

Uneasy : Zor. Tutuk. Kuşku. Kaygılı. Endişe verici. Huzursuz. Rahatsız eden. Üzgün. Rahatsız edici. Tedirgin.

Tense : Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Gerilmiş. Stresli. Zaman. Gerginleştirmek. Stres içinde. Kip. Sıkı. Germek. Gergin.

Agitated : Telaşlı. Tedirgin. Çalkalanmış. Ajite. Heyecanlı.