Uneasy türkçesi Uneasy nedir

Uneasy ile ilgili cümleler

English: I sometimes get uneasy about the future.
Turkish: Bazen gelecek ile ilgili huzursuzlanıyorum.

English: I felt cold and uneasy all night.
Turkish: Ben bütün gece üşüdüm ve huzursuz hissettim.

English: Ali felt a little uneasy as he walked down the deserted street in the middle of the night.
Turkish: Ali gecenin ortasında terk edilmiş sokaktan aşağıya doğru yürürken biraz huzursuz hissetti.

English: I'm uneasy about it.
Turkish: Onun hakkında huzursuzum.

English: Ali felt uneasy talking to Mary about that matter.
Turkish: Ali Mary ile o konu hakkında konuşurken rahatsızlık hissetti.

Uneasy ingilizcede ne demek, Uneasy nerede nasıl kullanılır?

Be uneasy about : -den endişe duymak. -den dolayı kaygılanmak. İle ilgili olarak endişelenmek. Endişe duymak. (birini vb) merak etmek. -den kaygılanmak. -den kaygı duymak.

Feel uneasy about something : Endişelenmek. Tedirgin olmak.

Feel uneasy : Sinirlenmek. Huzursuz hissetmek. Rahatsızlık hissetmek. İçi huzursuz olmak. Kaygı hissetmek. Endişelenmek. Rahatsız olmak.

Feels uneasy : Huzursuzluk hisseden. Sıkıntılı hisseden. Rahatsızlık hisseden. Rahatsız hisseden. Kaygı duyan. Tedirgin ve endişeli olan. Kendini huzursuz hisseden.

 

Unease : Huzursuzluk. Rahatsızlık. Huzursuz hissetme durumu. Tedirginlik.

Unearth : Topraktan çıkarmak. Gün yüzüne çıkarmak. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkarmak. Keşfetmek. Deliğinden çıkarmak. Kazıp çıkarmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Gün ışığına çıkarmak.

Uneasier : Sıkıntılı. Tedirgin. Endişe verici. Rahatsız. Zor. Rahatsız edici. Endişeli. Tutuk. Huzursuz.

Unearned income : Havadan kazanılan para. Faiz, kira ve kar payı gibi kişinin doğrudan emek harcamadan elde ettiği gelirler. bk. öndelik. Kazanılmamış gelir. Haksız kazanç. Rant. Yatırım geliri. Faiz geliri. Kira geliri.

Uneasiness : Kaygı. Tedirginlik. Endişe. Zorlanma. Malez. Kuşku. Zorluk. Sıkıntı. Huzursuzluk. Rahatsızlık.

Uneasily : Endişeli bir şekilde. Rahatsız bir şekilde. Sıkıntılı bir şekilde. Zorla. Huzursuz bir şekilde.

İngilizce Uneasy Türkçe anlamı, Uneasy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uneasy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worrier : Evhamlı ve karamsar tip. Endişe duyan kimse. Kaygılanan. Evhamlı kimse. Kolaylıkla kaygılanan kimse. Kötü düşüncelere kapılan kimse. Gelecekten endişe eden kimse.

Effortful : Çaba gerektiren. Çok fazla fiziksel çaba gerektiren. Çaba sergileyen. Güç. Gayret gerektiren. Yorucu. Çaba isteyen. Gayret isteyen. Zahmetli. Çaba gösteren.

Set on edge : Sinirlendirmek. Kamaştırmak. Sinirli. Kamaşmak.

Misgiving : Şüphe. Kaygı. Korku. Vehim. Kuruntu. Endişe. Vesvese.

 

Frettier : Sinirlenmiş. Aksi. Huysuz. Hırçın.

In a lather : Eli ayağına dolaşmış durumda. Heyecanlı. Ter içinde.

Worrying : Musallat. Üzücü. Can sıkıcı. Tedirgin edici.

Uncomfortable : Tatsız. Nahoş. Konforsuz. Rahat olmayan.

Vexing : Üzücü. Fırsatçılık. Kızdırıcı. Can sıkıcı. Sinirlendirici. Sinirlendirme. Eziyetli.

Fearfuller : Dehşet verici. Saygılı. Ödlek. Korku veren. Korku verici. Korkunç. Korkulu. Hürmetli. Ürkek.

Uneasy synonyms : discontented, ailing, disgruntled, unstable, precarious, agitated, distracting, ants in the pants, mistrusts, fretted, crucial, compulsions, constrained, mistrust, disconcerting, perturbative, grumbling, compulsion, crueler, solicitous, impeachment, drearier, dejected, illest, bothersome, tense, careworn, disquieting, annoyer, grumblings, uneasiest, bleak, fraughts.

Uneasy zıt anlamlı kelimeler, Uneasy kelime anlamı

Relaxed : Gevşek. Gevşemiş (kişi). Yumuşamış. Gevşemiş. Rahatlamış.

Quiet : Kandırmak. Gürültüsüz. Susmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kuytu. Sakin. Sakinleşmek. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Dinlendirici. Sessizlik.

Easy : Uysal. Susun. Dertsiz. Zahmetsiz. Basit. Yavaş. Serbest. Rahatlıkla. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Asanlıkla.

Uneasy antonyms : comfortable, restful.

Uneasy ingilizce tanımı, definition of Uneasy

Uneasy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Difficult. Not easy.