Açılma nedir, Açılma ne demek

  • Açılmak işi.
  • Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi
  • Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama.
  • Çatlama.

"Açılma" ile ilgili cümleler

  • "Vapur geri geri beyaz köpükler kabartarak açılmaya başlamış." - Ç. Altan

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Aynı sonucun televizyonda sağlananı.

Bir çekimin karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama çeşidi. Kararmanın karşıtı.

Bilimsel terim anlamı:

Bir grupta, sıraların cimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi.

Özel biçimde uygulanan bir saldırı. Vuruşma duruşunda savut tutan kolu karşı yarışmacıya doğru uzatıp, gerideki ayak yerden kesilmeksizin öndeki ayak ileri fırlatılarak uygulanır. (Bu durumda geride ki bacak ve kalça gergin, savutsuz kol bu bacağa koşut, avuç içi yukarı dönük ve gövde yeteri kadar öne eğiktir.)

Ayaklığın, bir tam dönüşünde çiftekerin aldığı yol. Bu uzanım, çiftekerin ön ve arka dişlileri arasındaki orantıya, yolun durumuna, yarışın türüne ve yele göre değişebilir.

İngilizce'de Açılma ne demek? Açılma ingilizcesi nedir?:

fade in, lunge, fade-in (shot & light), fade-up, fading up

 

Almanca'da Açılma ne demek?:

aufstellung

Osmanlıca Açılma ne demek? Açılma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

inficar, developman

Açılma hakkında bilgiler

Genetikte segregasyon ya da açılma F2 generasyonunda allel genlerin ayrılarak 1:2:1 oranında bir dağılım göstermesi.

Örneğin akşamsefası bitkisinde F1 generasyonunda ortaya çıkan pembe renkli bireyler birbirleriyle çaprazlandığında F2 generasyonunda 2/4 pembe, 1/4 kırmızı ve 1/4 oranında beyaz çiçekli çiçekli bireyler oluşur. Bu genotipik bir açılmadır.

Dominantlık durumunda örnek olarak kırmızı ve beyaz çiçekli bezelye F1 generasyonu tamamen kırmızı, F2 generasyonu ise 3/4 kırmız ve 1/4 beyaz olmaktadır. Bu fenotipik bir açılmadır.

Açılma ile ilgili Cümleler

  • Neden bir baba, kızının ölümü hakkındaki soruşturmanın tekrar açılmasını istemez ki?
  • Ali Mary'nin mektubunu açılmamış olarak geri gönderdi.
  • Ali bizimle denize açılmaya gelmek istemiyordu.
  • Amerika Birleşik Devletlerinde sivil haklar için mücadele 1954 yılında başladı, hükümetin herkese okul açılmak zorunda olduğunu söylediğinde.
  • Bu pencerenin açılmasını istiyor musun?
  • Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar.
  • Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitli olduğu için açılmadı.
  • Bu pencere açılmaz,Onu kımıldatıp kımıldatamadığına bak.
  • Maktulün ailesi cinayet davasının yeniden açılmasını istedi.
  • Ülkenin açılmasının Japon medeniyeti üzerinde büyük bir etkisi oldu.

Açılma tanımı, anlamı:

Açılmak : Genişlemek, bollaşmak. Kıyıdan uzaklaşmak. Gereken güce ulaşmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Ayrıntıya girmek. Delinmek, yırtılmak. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Açma işine konu olmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Renk koyuluğunu yitirmek. Yeni bir bakış açısı getirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak.

 

Arası açılmak : Arkadaşlıkları sarsılmak, arkadaşlık bağları kopmak, birbirine darılmak.

Bahtı açılmak : Talihi dönüp uygun duruma veya arzulanan sonuca gelmek.

Beli açılmak : Küçük abdestini tutamaz olmak.

Boğazı açılmak : İştahı artmak.

Çenesi açılmak : Durmadan konuşmak, gevezelik etmek.

Denize açılmak : Kıyıdan çok uzaklaşmak.

Dili açılmak : Herhangi bir sebeple konuşmayan kimse konuşmaya başlamak.

Gedik açılmak : Giderilmesi çok güç bir eksiklik veya açık ortaya çıkmak.

Gözü açılmak : İyiyi kötüyü veya kendisine yarayanı ayırt eder duruma gelmek. uyanmak.

Gözü gönlü açılmak : Neşelenmek, ferahlamak.

İçi açılmak : Güzel bir şey karşısında sıkıntısı dağılmak, ferahlamak.

İmara açılmak : Yapılaşma yasağı olan bir yerin üzerine yapı yapılmasına izin vermek.

İşler açılmak : Piyasa canlanmak.

İştahı açılmak : Yemek isteği artmak.

Kabak çiçeği gibi açılmak : Utangaçlıktan çabucak sıyrılarak aşırı ölçüde serbest davranmak.

Kısmeti açılmak : Kendisiyle evlenmek isteyen biri çıkmak. kazancı artmak, bolluğa ermek.

Şöhret kapısı açılmak : Meşhur olmaya başlamak.

Sözü açılmak : Bir şey veya bir konu üzerinde konuşulmaya başlanmak.

Uykusu açılmak : Uykulu durumu geçmek.

Yakası açılmadık : Söylenmesinden kaçınılan (söz, sövgü veya açık saçık nükte).

Yüzü açılmak : Güzelliği, parlaklığı ortaya çıkmak.

Yüzü gözü açılmak : Sıkılmaz, utanmaz bir duruma gelmek. toplumsal ilişkiler kurmaya, çevresini, dünyayı tanımaya başlamak.

Zihni açılmak : Kavrayışı, anlayışı çoğalmak.

Çatlama : Çatlamak işi. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

Film : Sinemalarda gösterilen eser. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü.

Çekim : Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Çekme işi.

Karanlık : Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum). Işık olmama durumu. Yasalara, töreye uygun olmayan. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Karışık. Işıksız.

Aydın : Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

Belirme : Belirmek işi.

Genetik : Genlerle ilgili, kalıtımla ilgili. Kalıtım bilimi. Genlerle ilgili, genlerin belirlediği, genlerle geçen.

Açılma çizelgesi : Ön ve arka dişlilerdeki dişli sayılarına göre, ayaklığın bir tam dönüşünde, çiftekerin alacağı uzanımı (açılmayı) gösteren çizelge.

Açılma - kararma : Bir çekimin yavaş yavaş karanlıktan aydınlığa çıkıp görüntülerin belirmesi ya da bunun tersine, görüntülerin yavaş yavaş kararıp yitmesi, bu iki durumun birbirini izlemesi.

Açılma sıralaması : Yarışın son bir dakikasında, yarışçıların aldıkları uzanıma göre yapılan sıralama.

Açılmadıcak : Açılmamış mini mini. Açılmadıkça.

Açılmaz yemiş : (botanik)

Diğer dillerde Açılma anlamı nedir?

İngilizce'de Açılma ne demek? : n. opening, deployment, deploy, expanse, expansiveness, burst, clarification, dehiscence, dilatation, dilation, divergence, divergency, effusion, effusiveness, evolution, fade in, fading

Fransızca'da Açılma : ouverture [la], (hava) embellie [la], déploiement [le]

Almanca'da Açılma : n. Platzierung

Rusça'da Açılma : n. открытие (N), развертывание (N)