Çatlama nedir, Çatlama ne demek

  • Çatlamak işi.
  • Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması.
  • Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma
  • Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: açılma]

Bilimsel terim anlamı:

Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması hali.

Aşırı yükleme ya da ısıl genleşme değişmeleri sonucu, yüzeyde beliren çatlakların oluşması.

İngilizce'de Çatlama ne demek? Çatlama ingilizcesi nedir?:

cracking

Osmanlıca Çatlama ne demek? Çatlama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

çatlama

Çatlama anlamı, kısaca tanımı:

Çatlamak : Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.

Çağlamadan çatlamak : Gerekli olgunluğa erişmeden olgun davranışlarda bulunmak, büyüklük taslamak.

Çatır çatır çatlamak : Çok çatlamak. kıskançlık, haset vb.nden dolayı aşırı rahatsız olmak, öfkelenmek.

Göbeği çatlamak : Birçok güçlüğü yenmek için çok uğraşmak.

 

Hırsından çatlamak : Öfkeyle birlikte aşırı derecede kıskanmak.

Merakından çatlamak : Çok kaygılanmak. bir şeyi öğrenmek isteğini aşırı ölçüde duymak.

Meraktan çatlamak : Merakından çatlamak.

Dalga : Bir yüzeydeki kıvrım. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Saçların kıvrım genişliği. Geçici sevgili. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Dalgınlık. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri.

Kıyı : Kenar, periferi. Sahil. Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer.

Zaman : Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Dönem, devir. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Belirlenmiş olan an.

Köpürme : Köpürmek işi.

Çatlak : Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Deli. Çatlamış olan. Ara, aralık. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Değişimin başlangıcı.

 

Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Kuruma : Kurumak işi. Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması.

Çatlama hastalığı : Ani ölüm sendromu.

Çatlama ile ilgili Cümleler

  • Başım çatlamak üzere.
  • Buz çatlamak için çok sert.

Diğer dillerde Çatlama anlamı nedir?

İngilizce'de Çatlama ne demek? : n. cracking, dehiscence, split, fissure, spring

Almanca'da Çatlama : Krach, Spaltung