Fissures türkçesi Fissures nedir

Fissures ile ilgili cümleler

English: Are anal fissures curable?
Turkish: Anal fissürler tedavi edilebilir mi?

Fissures ingilizcede ne demek, Fissures nerede nasıl kullanılır?

Fissure eruption : Fisür püskürmesi. Çatlak püskürmesi. Yarık püskürmesi. Volkanik fisür püskürmesi. Bir yarık boyunca magmanın dışarı çıkması.

Fissure of rolando : Rolando yarığı. Beyin korteksinin ön lobunu yan loplardan ayıran yarık.

Fissure of sylvius : Ön ve yan beyin loplarını şakak loplarından ayıran beyinde bulunan yarıkların en derini. Sylvius yarığı.

Fissure vein : Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı. Damar.

Internal fissure : İç yarık.

Fissure : Çatlamak. Fissür. Bir organı loblara bölen derin çukurlar ya da oluklar. Çatlama. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yarma. Yarık. Ayrılmak. Çatlak. Yarmak.

Fissured : Yarık. Bölünmüş. Çatlamış. Yivli. Ayrılmış. Çatlaklı. Çatlak. Fisürlü. Yarıklı. Oluklu.

Fissura : Çatlak, yarık. Fisür. Yarık. Fissura.

Fissura abdominalis : Karın yarığı. Karın duvarının doğuştan, yarık şeklinde açık oluşu, fissura abdominalis, gastroşizis.

Fissura orbitalis : Göz çukuru yarığı. Fissura orbitalis. Atgiller ve etçillerde orbita'nın gerisinde, for. opticum'un alt yarımında ve ense tarafında, alt ve yandan basisfenoid’in ala orbitalis'i ile sınırlanan yarık, fissura orbitalis.

 

İngilizce Fissures Türkçe anlamı, Fissures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fissures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crackling : Çatırtı. Çatırdama. Cazırtı. Jambonun çıtır çıtır kısmı. Hışırtı. Çıtırtı. Kıkırdak. Kızarmış jambon kabuğu. Güzel veya çekici kadın.

Impression : Tabetme. Kanı. Baskı. İntiba. Tesir. Nüsha. Fikir. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. İzlenim. Damga.

Imprint : İşlemek. Kafasına sokmak. Basmak (damga veya mühür). Etkilemek. Damgalamak. Zihnine sokmak. Sokmak (zihnine). İz. Kondurmak. Yayıncı.

Cloven : Şeytanca. Yarılmış. Ayrık.

Battiest : Üşütük. Kaçık. Üşütük (argo terim). Deli. Bir tahtası eksik. Popo. Kıç.

Crevasse : Buzul yarığı. Derin yarık. Krevase. Buz yarığı. Krevas. Büyük yarık. Buzul-yarığı.

Rift : Ara bozukluğu. Açıklık. Yarmak. Uçurum. Ayrılık. Anlaşmazlık. Çatlatmak. Aralık. Ara açılması.

Chink : Şangırdatmak. Metalik ses çıkartmak. Şıngırdatmak. Şıkırdatmak. Temiz para. Yarıkları doldurmak. Şangırdamak. Metalik ses. Çinli.

Barmy : Üşütük. Kafadan kontak. Köpüklü. Aptal. Mayalı. Kafadan çatlak. Kaçık. Kafası bir hoş. Manyak.

Fissures synonyms : fatigue crack, geological fault, scissure, split, opening, slit, clefts, chinked, breakages, chinks, chapped, cleavage, dehiscence, breakage, cleft, chip, cleavaue, brack, cracking, fissure, chinking, batty, chasm, battier, volcano, shift, crack, clifts, gap, faulting, vent, break, depression.