Yarık nedir, Yarık ne demek
- Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak

- İnce bir çizgi durumunda açılmış yara.
- Çatlak.
- Yarılarak açılmış ya da yarılarak oluşmuş.
- Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik.
- Anlaşmazlık.
- Dişinin cinsel organı.
"Yarık" ile ilgili cümle
- "Tam öğle vakitleri yüksek kaya yarığının dibinde toplanıyor, bir saat kadar güneşleniyorduk." - A. Gündüz
- "Şimdiden birtakım yarıklar açan siyasi rekabetten başka ne mana verilebilirdi?" - Y. K. Karaosmanoğlu
Yerel Türkçe anlamı:
Ay ışığı.
Üstünde et kıyılan ağaç, odun yarılan kütük.
Çatlak, delik.
Kötü yolda kadın.
Biyoloji'deki anlamı:
Bir organı loblara bölen derin çukurlar ya da oluklar.
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Kimi ışık deneylerinde gerekli dar uzun kesitli bir demet elde etmek için kullanılan ince aralık.
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
Irakgörürlerin içinde bulunduğu kubbenin gözlem için açılabilen parçası; bir alan üzerinde açılan şerit biçimindeki boşluk.
Madencilik terimi olarak kelime anlamı:
yarık (I)
yarık (II)
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Herhangi bir organ veya oluşum üzerindeki uzunlamasına seyir gösteren açıklık, kleft.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
Kırık bir kayacın parçaları arasında, kayma devimi olmadan, 1 mm.den çok aralık gösteren kırık.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Üzerinde kasapların et ve kemik parçaladıkları kütük. (Akdağ *Gelendost -Isparta)
[yağrık -1, yağrık -2]
Diğer sözlük anlamları:
Zırh.
Bilimsel terim anlamı:
Metal yüzeyde yarılmanın olduğu yer.
madencilik:
Kömür kazılarında kolaylık sağlamak ereğiyle, tavan ya da tabana düşey, yerine göre de dikey olarak açılan yarma.
Kazılan kayanın altında yarılma düzlemine koşut olarak açılan kertik.
Kazı alanının alt bölmesinde açılan oluk.
İngilizce'de Yarık ne demek? Yarık ingilizcesi nedir?:
fissure, slit, cleft, kerf, kerve, kirving, cleavage
Fransızca'da Yarık ne demek?:
fente, fissura, bifide, biparti, scissure, hernie
Osmanlıca Yarık ne demek? Yarık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
şak
Yarık anlamı, tanımı:
Yarık dudak : Tavşan dudak.
Karnıyarık : Uzunlamasına yarılan kızarmış patlıcanların ortasına kıymalı iç konularak hazırlanmış yemek. Matbaacılıkta her sayfayı çift sütun olarak düzenleme.
Tabanı yarık : Korkak, güven vermeyen (kimse).
Dudak yarığı : Tavşan dudağı.
Yarıklık : Yarık olma durumu.
Geniş : Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Çok. Bol (elbise). Eni çok olan, enli, vâsi.
Çatlak : Deli. Değişimin başlangıcı. Ara, aralık. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık. Çatlamış olan.
İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı.
Çizgi : Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel. Yüz ve vücut hatlarının her biri.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.
Anlaşmazlık : İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Değersiz, önemsiz. Yaşı daha az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Geri aşamada. Niceliği az olan. Küçük abdest.
Yer : Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Durum, konum. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Durum, konum, vaziyet. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Önem. Ülke. Yerküre. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Gezinilen, ayakla basılan taban. Görev, makam.
Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Yarık ayak : Kabuklu hayvanlara özgü bir ayak tipi; iki parçalı bir taban ile beş parçalı bir kol ve kamçı biçiminde bir dış koldan yapılmış ayak.
Yarık ayaklılar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, etçiller (Carnivora) takımından, azı dişlerinin birer tanesi yırtıcı diş halini almış, ön ayakları beş, art ayakları dört parmaktan oluşmuş ve kancalı tırnakları olan, etçil, kuvvetli ve çevik bir alt takım.
Yarık çeperleri : Bir yarığın yan duvarları.
Yarık dırnaklı : Çatal tırnaklı.
Yarık genişliği : Yarığın iki koşut kenarı arasındaki en kısa uzaklık.
Yarık püskürmesi : Bir yarık boyunca magmanın dışarı çıkması.
Yarık-ayak : Kabuklu hayvanlara özgü bir ekstremite tipi olup 2 parçalı bir taban ile 5 parçalı bir kol ve kamçı biçiminde bir dış koldan yapılmıştır.
Yarık-ayaklılar : (Fissipedia), (Lat. fissus = yarılmış, Lat. pes = ayak), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mamalia) sınıfının etçiller (Carnivora) takımının bir alt-takımı. Yırtıcıdırlar. Azı dişlerinin birer tanesi yırtıcı diş halini almıştır. Ön ayakları 5, ard ayakları 4 özgür parmaktan yapılmıştır ve uçları kanca tırnaklıdır. Kuvvetli ve çevik olurlar. Saldırdıkları sıcak kanlı hayvanların etlerile beslenirler. Kendimsiler (Herpestoidea) ve köpeğimsiler (Arctoidea) olmak üzere 2 üst-familyaya ayrılırlar.
Yarıkaçan : madencilik: Yarık açmakta kullanılan makine.
Yarıkalımlı : Özdeğin içinde bulunduğu koşullarda kalımlı olmayan ve ancak dengeye erişme hızının yavaşlığı nedeniyle geçici olarak gösterdiği durum. Yarılanma süresi uzun ışınetkin atom ya da çekirdeklerin uyarılmış durumu.
Diğer dillerde Yarık anlamı nedir?
İngilizce'de Yarık ne demek? : adj. chappy, cloven, split
n. breach, chap, Chink, cleft, cranny, crevasse, crevice, cut, fissure, gash, hiatus, incision, interstice, rent, rift, scissure, shake, slit, slot, split, tear, vent
Fransızca'da Yarık : fendu/e
Almanca'da Yarık : n. Einwurf, Kluft, Leck, Ritz, Ritze, Spalt, Spalte
adj. leck
Rusça'da Yarık : n. разрез (M), прорез (M), прорезь (F), трещина (F), щель (F), щелка (F), расселина (F), паз (M), шлиц (M)

Bu kısımda Yarık nedir? Yarık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yarık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yarık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.