Fissure of rolando türkçesi Fissure of rolando nedir

  • Rolando yarığı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Beyin korteksinin ön lobunu yan loplardan ayıran yarık.

Fissure of rolando ingilizcede ne demek, Fissure of rolando nerede nasıl kullanılır?

Fissure : Fissür. Kireçtaşları gibi kimi kayaç ve yerli kayalar üzerinde görülen ince, az derin yarıklardan her biri. Çatlatmak. Çatlama. İnce çatlak. Yarma. Yarık. Çatlamak. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna seyir gösteren açıklık, çatlak, yarık. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Of : Yüzünden. -in. Li. -li. -den övünerek bahsetmek. -den. Hakkında. -dan. In. Nin.

Fissure of sylvius : Sylvius yarığı. Ön ve yan beyin loplarını şakak loplarından ayıran beyinde bulunan yarıkların en derini.

İngilizce Fissure of rolando Türkçe anlamı, Fissure of rolando eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fissure of rolando ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Fissure of rolando synonyms : aardvarks, aardvark, abiotic environment, a site, abramis zone, abiotic factor.