Fissure eruption türkçesi Fissure eruption nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Çatlak püskürmesi.
  • Yarık püskürmesi.
  • Bir yarık boyunca magmanın dışarı çıkması.
  • Volkanik fisür püskürmesi.
  • Fisür püskürmesi.

Fissure eruption ingilizcede ne demek, Fissure eruption nerede nasıl kullanılır?

Fissure : Kırık bir kayacın parçaları arasında, kayma devimi olmadan, 1 mm.den çok aralık gösteren kırık. Yarmak. Yarık. Çatlamak. Çatlak. Bir organı loblara bölen derin çukurlar ya da oluklar. Ayrılmak. Rahne. Çatlama. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Eruption : Kabarma. Patlama. Diş çıkması. Yerin iç kesiminden gelen katı, sıvı ve gaz durumdaki kızgın özdeklerin bir yanardağ ağzından yeryüzüne çıkması. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Feveran. Patlak verme. İndifa. İsilik. Erüpsiyon.

Fissure of rolando : Beyin korteksinin ön lobunu yan loplardan ayıran yarık. Rolando yarığı.

Fissure of sylvius : Sylvius yarığı. Ön ve yan beyin loplarını şakak loplarından ayıran beyinde bulunan yarıkların en derini.

Fissure vein : Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı. Damar.

Fissured : Ayrılmış. Yarık. Çatlaklı. Yivli. Çatlamış. Bölünmüş. Fisürlü. Oluklu. Yarıklı. Çatlak.

İngilizce Fissure eruption Türkçe anlamı, Fissure eruption eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fissure eruption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Algonkian : Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.).

After shock : İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra).

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Abyss : Varta. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Dibi olmayan çukur. Tamu. Hufre. Uçurum. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı.

Acrozone : Menzil zonu. Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

 

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Fissure eruption synonyms : advance of aglacier, adventive cone, absolute chronology, abysal environment, absolute age, aggregats.