Rift türkçesi Rift nedir
Rift ile ilgili cümleler
English: Ali closed his eyes and drifted off to sleep.
Turkish: Ali gözlerini kapattı ve uykuya daldı.
English: Ali drifted in and out of a coma.
Turkish: Ali komaya girip çıkıyordu.
English: Ali is a drifter.
Turkish: Ali bir serseri.
English: Ali and Mary drifted down the river in their canoe.
Turkish: Ali ve Mary kanolarında nehrin aşağısına doğru sürüklendiler.
English: Ali drifted in and out of sleep.
Turkish: Ali uykuya dalıyordu ve uyanıyordu.
Rift ingilizcede ne demek, Rift nerede nasıl kullanılır?
Rift saw : Dilme testeresi.
Rift valley : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Rift vadisi. Graben. Çöküntü vadisi. Bir kırık dizgesinde, iki yanda yükselen çıkıklar arasında kalan oluk biçimli çukurluk, bk. çıkık. Yerkabuğunun, yaklaşık ve birbirine koşut doğrultulu iki kırık ya da kırık kuşakları arasında çökmüş bir kanadın içinde uzanan koyak. Çökük. Oluşum çöküntü koyağı. Çöküntü koyağı. İki fay arasındaki alanın batması sonucu oluşan dik kenarlı vadi.
Rift valley fever : Rift vadisi ateşi. Bunyaviridae ailesinde filebovirüs cinsinde bir virüsün neden olduğu afrikada geviş getirenlerde ve insanlarda görülen akut seyirli, ateş, ishal, yavru atma, ödem ve fokal karaciğer nekrozlarıyla belirgin, eklem bacaklılarla taşınan viral hastalık. Riftvadisi humması.
Create a rift : Aralarını açmak. Ara bozmak.
Geological rift : Jeolojik yarık. Yeryüzü tabaklarının ayrılmasıyla oluşan derin yarık.
Antigenic drift : Antijenik farklılaşma. Bir virüsün yüzey proteinlerini kodlayan genlerindeki mutasyonlar sonucunda virüste meydana gelen sınırlı düzeydeki antijenik farklılaşım, antijenik drift. Antijenik drift. Antijen sapması.
Be adrift : Akıntıyla sürüklenmek.
Adrift : Akıntı ve rüzgarla sürüklenmiş. Kendi haline bırakılmış. Geminin sürüklenmesi. Serseri. Sürüklenmiş. Başıboş. Rüzgara kapılmış. Akıntı etkisiyle sürüklenen. Akıntıya kapılmış.
Rifts : Ara bozukluğu. Açıklık. Ara açılması. Çatlatmak. Uçurum. Çatlak. Anlaşmazlık. Aralık. Yarmak. Ayrılık.
Base drift : Temel eğilim. Para tedarikinde planlanmamış düşüş.
İngilizce Rift Türkçe anlamı, Rift eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rift ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Calvities : Kellik.
Opening : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Açıklık derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Genişlik derecesi.
Abysses : Cehennem. Derinlik. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Boşluk. Abis. Tamu. Dipsiz gibi görünen yer.
Breakage : Kırılma. Kırılma tazminatı. Kırık. Kırılan şeylerin tutarı. Kırma. Kopma. Kırık parça.
Candor : Tarafsızlık. İyi kalplilik. İçtenlik. Doğruluk. Açık sözlülük. Asıl fikrini söyleme. Samimiyet. Açık kalplilik. Açıkyüreklilik.
Corridor : Dehliz. İki ülke arasındaki dar arazi. Çiftlerde oyun içi sayılan ve tekler alanının iki yanında, tek ve çift oyun alanlarının yan çizgileri arasında kalan 1,37 m. enindeki alan bölmeleri. Geçit. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit. Gezinti. Koridor. Artık alan.
Disaccord : Farklı görüşte olmak. İhtilaf. Uzlaşmamak. Aynı fikirde olmak. Ahenksizlik. Uyumsuzluk. Uyuşmamak. Uyuşmazlık. Fikir ayrılığı.
Fracture : Kırılmak. Çatlama. Kırık. Kemik dokusunun bütünlüğünün bozulması, fraktür. Çatlamak. Kırma. Kırılma.
Dags : Çiy. Hançer. Salak. Koyunlarda özellikle kış aylarında hayvanların arka bölgelerinde gübrelerin top top yapağılarına yapışması. bu durum hayvanı rahatsız eder ve yapağı kalitesini bozar. Çakıldak. Dag. Komik kimse. Ahmak.
Altercation : Tartışma. Çekişme. Kavga. Atışma. Ağız kavgası. Münakaşa.
Rift synonyms : apartness, rupture, cliff, disparity, deviation, abyss, clearance, rifted, cleft, disrupting, december, breakup, dissentient, dag, apertures, air gap, schism, candors, ambiguity, flaw, chop, abysms, bluff, daylight, battier, cleaving, baldness, discontinuance, backlashes, rifts, batty, cleaved, chinking.
Rift ingilizce tanımı, definition of Rift
Rift kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rive. As, to rift an oak or a rock. To split. To burst open. A cleft. To cleave. A fissure. To split. To rift the clouds. An opening made by riving or splitting.

Bu kısımda Rift kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rift ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rift anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rift ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.