Opening türkçesi Opening nedir
- Genişlik derecesi.
- Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur.
- Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.
- Gramer alanında kullanılır.
- Açıklık derecesi.
- Açıklık.
- Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi.
Opening ile ilgili cümleler
English: Ali assured me that he would be here in time for the opening speech.
Turkish: Ali açış konuşması için zamanında burada olacağına beni temin etti.
English: "Would you mind opening the window?" "Certainly not."
Turkish: " Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Kesinlikle yok."
English: Ali heard a gunshot just as he was opening the door.
Turkish: Ali tam kapıyı açarken bir silah sesi duydu.
English: "Would you mind opening the window?" "Of course not."
Turkish: " Pencereyi açmanızın bir sakıncası var mı?" "Tabii ki yok."
English: A short movie will be shown during the opening ceremony.
Turkish: Açılış töreninde kısa film gösterimi yapılacak.
Opening ingilizcede ne demek, Opening nerede nasıl kullanılır?
Opening a database : Veritabanı açma.
Opening balance sheet : Açılış bilançosu. Yeni bir firmanın etkinliğe başlamadan hemen önceki ya da etkinlik halinde bir işletmenin yeni bir hesap dönemi eşiğindeki durumunu gösteren bilanço. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yıl başında sayışımların yeniden düzenlenmesini olumlu kılmak üzere günlük yazılığın açılışında ilk kez yazılan bir önceki yılın sayışım özeti. sayışımların yeniden açılmasına bağışıklık verilmek üzere düzenlenen denge. yeniden kurulan ve işletmeye açılan bir tecimevi ya da ortaklığın var olan para, demirbaş, mal değerleriyle ödenmiş ve yüklenilmiş anamallarının borçlu ve alacaklı durumlarını gösteren ilk kuruluş dengelemi. Açılış dengelemi.
Opening ceremony : Açılış töreni. Açılış merasimi. Açılış resmi.
Opening character : Açma karakteri.
Opening night : Açılış gecesi. Bir oyunun oynanışının ilk gösteri gecesi. İlk gece. Bir şeyin halka açık olduğu ilk gece.
Opening price order : Borsada ilk seansın başında kaydedilen fiyat ile alım ya da satım yapılmasını öngören emir. Açılış fiyatıyla emir.
Side opening parlor : İneklerin birbiri ardına dizilerek sağıldığı sağım tesisi. inekler sağım sonrası işletmenin diğer tarafından dışarı alınırlar. Ard arda sağım tesisi.
Error opening included script file : Ekli komut dosyasını açma hatası.
Clear opening : Net açıklık. Serbest açıklık.
Opening parenthesis : Sol ayraç.
İngilizce Opening Türkçe anlamı, Opening eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Opening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accentuation : Harekeleme. Vurgu. Önemle belirtme. Vurgulama. Ahenk vurgusu. Vurgu işaretlerini koyma. Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. bir uygulamada çeşitli yöntemlerle kişiler, yığınlar, eşyalar ve simgeler vurgulanır. yönetmenin önemli işlerinden biri seyircinin en çok gözüne çarpması gereken şeyi seçmesidir. vurgu, gövde görünüşleri, değişik alanlar, ilişkiler, karşıtlıklar, yükseltiler vb. ile sağlanır. sahne konuşmasında bir tümceyi, belli bir durum içindeki anlamını doğru vererek söylemek için uygun sözcükleri yoğunlaştırmakta kullanılan ses vurgusu. Ahenk durağı ile birbirinden ayrılmış kelime öbeklerinde, çok kez vurgulu hece üzerine düşen ve anlamı güçlendirmek üzere onun şiddetini artıran vurgu: ey türk gençliği/ birinci vazifen/ türk istiklalini/ türk cumhuriyetini/ ilelebet muhafaza/ ve müdafaa etmektir./ mevcudiyetinin/ ve istikbalinin/ yegane temeli/ budur./ bu temel/ senin/ en kıymetli hazinendir. (m.k. atatürk, nutuk, s. 607). || dur yolcu/ bilmeden gelip bastığın || bu toprak/ bir devrin/ battığı yerdir. || eğil de kulak ver/ bu sessiz yığın || bir vatan kalbinin/ attığı yerdir. (n.h. onan, çakıl taşları, ant., s. 921) vb. Vurgu işaretleri koyma.
Abstract noun : Oyut ad. Soyut ad. Soyut isim. Varlığı düşünce yoluyla kabul edilen ve söylendiğinde, zihinde belli bir görüntü veya tasavvur uyandırmayan kavramın adı: soy, ün, düz, korku, söz, bilgi, gönül, kötülük, güzellik, doğruluk vb. karşıtı somut addır. Soyut fikir veya kavram temsil eden isim (örneğin, bağımsızlık, öfke, aşk).
Berth : Limana girmek. Demir yeri. Palamarla bağlamak. Yatacak yer bulmak. Gemici ranzası. Yatak yer vermek. Görev. Rıhtıma yanaşmak. Yatak.
Actif : Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı. Etken fiil.
Introductory : Giriş niteliğinde olan. Önsöz niteliğinde. Önsöz. Tanıtıcı. Giriş niteliğinde. Başlangıç ile ilgili. Tanıtma amacıyla yapılan.
Action verb : Kılış fiili. Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb. Hareket veya eylem fiili. (gramer) eylem veya hareket belirten yüklemin merkezi olan kelime. Eylem fiili.
Rift : Anlaşmazlık. Uçurum. Çatlatmak. Yarmak. Ayrılık. Ara bozukluğu. Ara açılması. Çatlak. Aralık.
Scissure : Yarık.
Rip : Sökük. Yırtık. Parçalamak. Sökülmek. Değersiz tip. Hızla geçip gitmek. Hovarda. Yarılmak. Koparmak. Uçarı.
Chasm : Yarık (derin). Boşluk. Uçurum. Gedik. Yarık. Derin yarık. Toprakta veya kayalarda oluşmuş derin ve geniş çatlaklar. Kanyon. Yarılarak açılmış yer. Büyük ayrılık.
Opening synonyms : earth's surface, ranvier's nodes, nodes of ranvier, accent of group, hiatus, first, crevice, split, candidnesses, berths, calvities, adams apple, apertures, snag, foramen, air gap, active verb, baldness, mouth, adjectival construction, certainties, apartness, maiden, starting, fissure, active voice, tear, surface, break, accusative, initiatory, hole, broadness.
Opening zıt anlamlı kelimeler, Opening kelime anlamı
Closing : Kapanma. Kapama. Kapatıyor. Kapanış. Kapatılıyor. Kapat. Uç. Kapatma. Yaklaşım.
Opening ingilizce tanımı, definition of Opening
Opening kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of opening. A beginning. As, the opening of a speech. Commencement. First appearance.

Bu kısımda Opening kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Opening ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Opening anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Opening ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.