Kuruma nedir, Kuruma ne demek

  • Kurumak işi
  • Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması.

"Kuruma" ile ilgili cümle örnekleri

  • "O zaman güneşe bakan bu güzelim çayırlara oturup kurumayı bekliyorduk." - A. Kutlu

Bilimsel terim anlamı:

Bir ortamdaki suyun ya da başka sıvıların doğal, yapay yöntemlerle uzaklaşması.

İngilizce'de Kuruma ne demek? Kuruma ingilizcesi nedir?:

drying

Fransızca'da Kuruma ne demek?:

étisie

Osmanlıca Kuruma ne demek? Kuruma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

teceffüf

Kuruma tanımı, anlamı:

Kurum : Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is.

Kurumak : Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Çok susamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek.

Ağzı kurumak : Konuşamaz duruma gelmek. susuz kalmak.

Boğazı kurumak : Çok susamak.

Kanı kurumak : Bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek. çok usanmak, çok bıkmak.

 

Mürekkebi kurumadan bozmak : Kararı, sözleşmeyi, anlaşmayı yazılmasından çok kısa süre sonra bozmak.

Boya : Yazmak için kullanılan mürekkep. Aldatıcı görünüş. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.

Çözücü : Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder. Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey.

Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

Bağlayıcı : Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu. Bağlama niteliği olan.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Tepkime : Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül.

Sert : Gönül kırıcı, katı, ters. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Güçlü kuvvetli. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Hırçın, öfkeli, hiddetli.

Kuruma çatlakları : Çamurlu çökelleri, güneşte ve havada kuruyarak büzülmeler ile oluşan poligon biçimli çatlaklar.

 

Kurumatan : Karacı, kara süren.

Kurumaz yağ : (kimya)

Kuruma ile ilgili Cümleler

  • Bu kuyu asla kurumaz.
  • Barışı korumak için resmi bir kuruma ihtiyacımız yok.
  • Boya henüz kurumadı.
  • Hava çok iyi, kuruması için çamaşırlarımı dışarıya asmayı düşünüyorum.
  • Bu gölet yazın bile kurumaz.
  • Kurumaya bırak.

Diğer dillerde Kuruma anlamı nedir?

İngilizce'de Kuruma ne demek? : [Kuruba] n. course, class, rate of exchance, rate, courtship, flirt, suit, wooing, attention, court, flirtation, par, pass, rush, addresses

n. foundation, establishment, corporation, institution, institute, airs, vanity, pose, conceit, haughtiness, shop, smut, soot, swagger

n. desiccation

Fransızca'da Kuruma : tarissement [le], dessèchement [le]

Almanca'da Kuruma : n. Abtrocknung

Rusça'da Kuruma : n. высыхание (N)