Kurumak nedir, Kurumak ne demek
- Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek.
- Çok susamak.
- Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak.
- Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek.
- Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak.
- Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek

"Kurumak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu ulu ağaç yerlerde sürüne sürüne kurudu ve etrafını dikenler, ısırganlar bürüdü." - A. H. Müftüoğlu
- "Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın." - M. Ş. Esendal
- "Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu." - R. H. Karay
- "Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu." - H. E. Adıvar
- "Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik." - H. R. Gürpınar
Yerel Türkçe anlamı:
Donakalmak, şaşmak
Kurumak anlamı, tanımı:
Kuruma : Kurumak işi. Boyanın çözücüsünün buharlaşması veya bağlayıcısının kimyasal tepkime gibi çeşitli yollarla sert bir film oluşması.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Ağzı kurumak : Konuşamaz duruma gelmek. susuz kalmak.
Boğazı kurumak : Çok susamak.
Kanı kurumak : Çok usanmak, çok bıkmak. bitkin, yorgun, cansız duruma düşmek.
Islak : Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan. Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.
Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Yetişme. Gelmiş olan.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Akarsu : Tek sıra elmastan gerdanlık. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.
Nesnel : Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.
Yumuşak : Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Okşayıcı, tatlı, hoş. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Sessiz, hafif.
Göl : Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı.
Suyu : Herkesçe duyulma, yayılma.
Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.
Yitirmek : Yanlış yola girmek, kaybolmak. Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek. Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek. Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek.
Sertleşmek : Erkeklik organı, içindeki damarlara kan dolması ile birlikte sert ve dik duruma gelmek. Bir kimsenin davranış veya sözleri sert, kırıcı olmak. Sert bir durum almak, katılaşmak. Gücü artmak, zorlu bir durum almak.
Cılızlaşmak : Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek. Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek.
Sıskalaşmak : Sıska duruma gelmek.
Zayıflamak : Zayıf duruma gelmek.
Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.
Susamak : Su içme gereksinimi duymak. Çok istemek, özlemek.
Diğer dillerde Kurumak anlamı nedir?
İngilizce'de Kurumak ne demek? : v. dry, get dry, dry up, desiccate, parch, sear, season
Fransızca'da Kurumak : sécher, se dessécher, se sécher
Almanca'da Kurumak : v. abtrocknen, ausdorren, ausdörren, verdorren, versiegen, vertrocknen, welken
Rusça'da Kurumak : v. сохнуть, высыхать, засыхать, усыхать, иссыхать, просыхать, запекаться, чахнуть, высохнуть, засохнуть, усохнуть, иссохнуть, просохнуть, запечься

Bu kısımda Kurumak nedir? Kurumak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurumak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurumak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.