Parentheses türkçesi Parentheses nedir
- Parantez.
- Ayraçlar.
- Kaynakçasal kimlik verilirken, içkapak dışından sağlanan bilgiyi, içkapakta bulunandan ayırmak için kullanılan im.
- Ayraç.
- Parantez işareti.
Parentheses ile ilgili cümleler
English: Put the words in parentheses into abbreviated form.
Turkish: Parantez içindeki kelimeleri kısaltılmış şekle koyun.
English: You should put this phrase in parentheses.
Turkish: Bu ifadeyi parantezler içine koymalısın.
English: You should put parentheses around this phrase.
Turkish: Bu ifadenin etrafına parantezler koymalısın.
Parentheses ingilizcede ne demek, Parentheses nerede nasıl kullanılır?
Parentheses do not match : Ayraç uyuşmazlığı.
Put in parentheses : Parantez içine almak.
Parenthesis : Parantez işareti. Ayraç. Fasıla. Ara söz. Parantez.
Parenthesise : Parantez içine almak.
Parenthesised : Parantezli.
Left parenthesis : Sol ayraç.
Parenthetical clause : Aratümce.
Parenthetical : Arada belirtilen. Parantez içi. Paranteze benzer. Parantez içinde.
Parenthesize : Parantez içine almak.
Parenthetic clause : Aracümle. Aratümce.
İngilizce Parentheses Türkçe anlamı, Parentheses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parentheses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Paranthesis : Bir soru çizinliğinde, soru içinde görüşmeciye verilen yönergeyi sorudan ayırmak üzere kullanılan ayırıcı belirteç.
Bracket : Paranteze almak. Ayraç içine almak. Böleç. Aynı kategoriye almak. Hedefi makas içine almak (argo terim). Eşit kabul etmek. Dalyan ağlarında giriş kısmında yer alan ve basarna kazıkları olarak bilinen vigla ve zeytin kazıklarının uçlarına yerleştirilen l harfi biçimindeki demir yapı. Türküm. Köşeli ayraç.
Delimiters : Sınırlayan. Sınırlayıcı. Limit veya sınırları belirleyen. Ayırıcılar. Ayıran.
Brackets : Köşeli ayraç. Konsol. Köşeli ayraçlar. Braketler. Flanş.
Digression : Arasöz. Ara söz. Konudan ayrılma. Konu dışı söz.
Subject matter : Mevzu. Mesele. Mevzuu. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Dava konusu. Konu. Ana fikir. İhtilaf konusu.
Separatrix : Ayrılan ya da bölünen şey. Bölen veya ayıran şey.
Bkt : Çerçeve. Sınıflandırma. Bracket (parantez).
Punctuation mark : Noktalama işareti. Noktalama imi.
Message : Bildiri. İletişim araçlarıyla okur ya da izleyicilere aktarılan olay ya da yorum. Tezkere. Resmi bildiri. Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi. Not. Mektup. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İleti. Mesaj.
Parentheses synonyms : excursus, parenthesis, aside, punctuation, substance, round bracket, content, bra ket, divagation.
Parentheses zıt anlamlı kelimeler, Parentheses kelime anlamı
Parented : Ebeveynli.

Bu kısımda Parentheses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parentheses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parentheses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parentheses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.