Cessation türkçesi Cessation nedir

Cessation ile ilgili cümleler

English: The menopause is the permanent cessation of the ovaries' principal functions.
Turkish: Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.

Cessation ingilizcede ne demek, Cessation nerede nasıl kullanılır?

Cessation of arms : Mütareke. Ateşkes. Faaliyetin duraksaması (geçici veya kalıcı olarak).

Cessation of hostilities : Ateşkes. Düşmanlıklara son verme. Düşmanca hareketleri durdurma. Çatışmayı kesme. Düşmanlıkların sona ermesi.

Cessation of labor : Çalışmanın durması. İşin durması.

Cessation of negotiations : Görüşmeleri dondurma. Tartışmayı kesme. Müzakerelere ara verme. Bağlantıyı koparma.

Cessations : Kesilme. Sona erme. Durma. Durdurulma. Fasıla. Ara. Ara verme. İnkıta. Duruş.

Accessaries : Suç ortağı olan. Yardakçı. Suç ortağı. Aksesuar. Suçortağı. Yardımcı.

Caused unnecessary complications : Gereksiz komplikasyonlara sebep olma.

Be necessary : İktiza etmek. Gerek duyulmak. Vacip olmak. Gerekli olmak. Zaruri olmak. Gerekmek. Lazım olmak. İcap etmek.

Absolutely necessary : Hayati derecede önemli. Kaçınılmaz. Kesinlikle gerekli. Onsuz yapılamaz.

Deemed it necessary : Önemli veya gerekli olduğu kanısına vardı. Lüzum görmek.

 

İngilizce Cessation Türkçe anlamı, Cessation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cessation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast off : Kurtulmak. İlişkisini kesmek. Üzerinden etmek. Reddetmek. Terk etmek. Örgüde ilk ilmeği atmak. Ağların suya atılması ve balıkların etrafının çevrilmesi komutu. Çıkarmak. Atmak.

Fire away : Yap!. Ateş serbest! silahları ateşlemeye başlamak. Konuşmaya başlamak. Başlamak. Silahı ateşlemek.

Breathing space : Dinlenme. Serbest solunum için yeterli hacim. Nefes alacak yer. Soluklanma.

Breaks : İhlal etmek. Kırmak. Batmak. Dalmak. Bozmak. Kesmek. Kırılmak. Akma kırışıkları. Çiğnemek. Koparmak.

Ports : Porto şarabı. İskele tarafı. İskele. Delik. Buhar deliği. Bağlantı noktaları. Lombar. Giriş. Gaz deliği.

Cutting off : Kesip düşürme. Durdurma. Kesme. Bağlantısızlık. Ayırma. Başını kesme. Ampütasyon.

Detentes : Yatışma. Ateşkes. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Detant. Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Yumuşama. Gerginliği azalma. Ülkeler arasında huzur.

Bearing : Duruş biçimi. İlgi. Doğum. Yatak. Meyve verme. Mil yatağı. İlinti. Bedenin duruşu. Taşıma.

Discontinuance : Sona erdirme. Duraklama. Son verme. Vazgeçme. Bir süreç ya da gidişin aralıklı olarak süregelmesi. Aralık. Devamsızlık.

Setup : Avanak. Kurulum. Organizasyon. Önceden belirlenmiş çıktı ile sahnelenmiş olay. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Oyun. Düzen. Tertip. Kurgu.

Cessation synonyms : suspension, due, position, distance, mole, interim, discontinuity, comma, desistence, completion, desistance, ceasing, amputation, discontinuations, band, dec, endings, positions, interruption, chasms, expiries, stoppages, carriage, detente, recess, breaking off, surcease, cesser, legal separation, breathers, intermissions, bait, dead lock.

 

Cessation ingilizce tanımı, definition of Cessation

Cessation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A ceasing or discontinuance, as of action, whether temporary or final. A stop. As, a cessation of the war.