Absolutely necessary türkçesi Absolutely necessary nedir

  • Hayati derecede önemli.
  • Kesinlikle gerekli.
  • Onsuz yapılamaz.
  • Kaçınılmaz.

Absolutely necessary ile ilgili cümleler

English: In addition to water, sunshine is absolutely necessary for plant life.
Turkish: Bitki yaşamı için, suya ek olarak güneş ışığı kesinlikle gereklidir.

English: Ali believes it's absolutely necessary to drink at least a liter of water every day.
Turkish: Ali her gün en az bir litre suyu içmenin kesinlikle gerekli olduğuna inanıyor.

English: Ali says that he only swears when it is absolutely necessary.
Turkish: Ali kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.

English: Good food and enough sleep are absolutely necessary to good health.
Turkish: İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.

English: Are you sure this is absolutely necessary?
Turkish: Bunun kesinlikle gerekli olduğunu düşünüyor musun?

Absolutely necessary ingilizcede ne demek, Absolutely necessary nerede nasıl kullanılır?

Absolutely : Kesinlikle (nitelediği sözcükten önce gelince). Tamamen. Çok (nitelediği sözcükten önce gelince). Tümüyle. Elbette. Kesinlikle (cevap olarak). Namusluluk. Tamamıyla. Kesinlikle. Bütün yönleriyle.

Necessary : Lazım olan. Muhakkak. Lazım. Lüzumlu. Vacip. Gerekli. Gereken. Vazgeçilmez. Kaçınılmaz. Zorunlu.

 

Absolutely convergent series : Mutlak yakınsak seri.

Absolutely everything : Hayal edilebilen herşey.

Absolutely normal : Gayet iyi. Her zamanki gibi. Tamamen normal.

Absolutely not : Kesinlikle olmaz. Katiyen.

İngilizce Absolutely necessary Türkçe anlamı, Absolutely necessary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absolutely necessary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inextricable : Ayrılmaz. Karışık. Girift. Çözülemez. Çözülmez. Kaçılmaz. İçinden çıkılmaz.

As death : Ölüm gibi. Öldürücü. Leçek şekilde. Ölü gibi.

Ineluctable : Önüne geçilmez. Kaçınılamaz. İctinap edilemez. Kaçınılması mümkün olmayan.

Imperious : Zorba. Buyurucu. Hükmeden. Otoriter. Emir altında tutan. Amirane. Müstebit. Mecburi. Mütehakkim.

Coldest : Soğukkanlı. Donuk. Üşümüş. Sakin. Sıkıcı. Duygusuz. Yapmacık. Baygın. En soğuk.

Fated : Alına yazılmış. Kaderde olan. Kadere dayanan. Yazılı. Kadere bağlı. Mahvolmaya mahkum.

Inevitable : Malum. Kaçmaz. Zorunlu. Çaresiz. İnevitabl. Mübrem. Kaçınılamaz. Beklenen. Umulan.

Fatal : Öldürücü. Ölüme yol açan, ölümle sonuçlanan, öldürücü. Zararlı. Tehlikeli. Fatal. Vahim. Kötü. Onulmaz. Kaderde olan.

Foregone : Önceden kararlaştırılmış. Önceden belirlenmiş. Beklenen. Önceden bilinen. Daha önce olmuş. Geçmiş.

Irremissible : Zorunlu. Hoşgörülemez. Affedilmez.

Absolutely necessary synonyms : inescapable, unexpendable, cold, indispensable, colder, fateful.