Absolutely türkçesi Absolutely nedir

  • Bütün yönleriyle.
  • Namusluluk.
  • Kesinlikle (cevap olarak).
  • Muhakkak.
  • Kesinlikle (nitelediği sözcükten önce gelince).
  • Mutlaka (cevap olarak).
  • Tamamıyla.
  • Kesinlikle.
  • Tamamen.
  • Mutlak surette.
  • Tümüyle.
  • Mutlaka.
  • Elbette.
  • Çok (nitelediği sözcükten önce gelince).

Absolutely ile ilgili cümleler

English: "I think I understood everything," Tom said, "but I'm not absolutely sure."
Turkish: Her şeyi anladığımı düşünüyorum ama tam olarak emin değilim, dedi Tom.

English: Ali did absolutely nothing.
Turkish: Ali kesinlikle hiçbir şey yapmadı.

English: A doctor's instruments must be kept absolutely clean.
Turkish: Bir doktorun aletleri kesinlikle temiz tutulmalıdır.

English: Ali absolutely detests Mary.
Turkish: Ali kesinlikle Mary'den nefret ediyor.

English: Ali believes it's absolutely necessary to drink at least a liter of water every day.
Turkish: Ali her gün en az bir litre suyu içmenin kesinlikle gerekli olduğuna inanıyor.

Absolutely ingilizcede ne demek, Absolutely nerede nasıl kullanılır?

Absolutely convergent series : Mutlak yakınsak seri.

Absolutely everything : Hayal edilebilen herşey.

Absolutely necessary : Hayati derecede önemli. Onsuz yapılamaz. Kesinlikle gerekli. Kaçınılmaz.

Absolutely normal : Her zamanki gibi. Tamamen normal. Gayet iyi.

 

Absolutely not : Katiyen. Kesinlikle olmaz.

Absolutely numerical error : Mutlak sayısal hata.

Nonabsolutely : Belirsiz bir şekilde. Kararsız bir şekilde. Kesin olmayan bir şekilde.

Absolutely straight : Dümdüz.

Absolute abundance : Mutlak bolluk. Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı. Salt bolluk.

Absolutely summable : Mutlak toplanır.

İngilizce Absolutely Türkçe anlamı, Absolutely eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absolutely ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Necessarily : İlle de. Zorunlu olarak. İlle. İster istemez. Şart. Olmazsa olmaz.

To the core : Katıksız. Halis muhlis. Tamamiyle. Her yönüyle. Tam. Sapına kadar. Tam bir.

Honesty : Gözlük çiçeği. Doğruluk. Dürüstlük. Namus. Soru-yanıt ilişkisine dayanan bir bilgi alışveriş sürecinde yanıtlayıcının olanı aktarması, gözlemcininse aktarılan bilgiyi yanlılığa düşmeden saptaması. Ay otu. Temizlik. İffet. Gözlükotu.

Radically : Kesin olarak. Köklü bir şekilde. Büyük ölçüde. Esasen. Kökünden. Temelinden. Kökten.

Beyond controversy : Şüphesiz. Tartışmasız. Tartışılamaz. Tartışma götürmez.

Axiomatical : Kendiliğinden ispatlı. Kati. Aksiyomlarla ilgili. Aksiyomlara özgü. Kesin. Aksiyomatik. Aksiyomlardan türemiş. Aksiyomla ilgili.

For sure : Hiç şüphen olmasın. Hiç kuşku yok ki. Kesinlikle öyle. Şüphesiz. Kesin. Kati olarak. Yakinen.

Bound to : Garanti. Zorunlu.

Doubtless : Muhtemelen. Kesin. Vesvesesiz. Kuşkusuz. Herhalde. Şüphesiz. Hiç kuşku yok ki.

At large : Etraflıca. Başıboş. Genellikle. Kanundan kaçan. Ayrıntılı olarak. Serbest. Genel olarak. Bütün ayrıntılarıyla. Bütünüyle.

 

Absolutely synonyms : bodily, by all manner of means, certainly, absolute, precisely, and no mistake, altogether, throughout, probities, diametrically, by no means, probity, conscientiously, by all means, definitely, of course, really, aye, stark, sure, ay, clear, vitally, down to the ground, in all conscience, backward and forward, totally, incorruptness, from top to bottom, bloody well, no doubt, make sure of, assuredly.

Absolutely ingilizce tanımı, definition of Absolutely

Absolutely kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Positively. In an absolute, independent, or unconditional manner. Wholly.