For sure türkçesi For sure nedir
- Hiç şüphen olmasın.
- Muhakkak.
- Hiç kuşku yok ki.
- Kati olarak.
- Mutlaka.
- [#kesin Kesinlikle] öyle.
- Kesinlikle.
- Kesin.
- Yakinen.
- Elbette.
- Şüphesiz.
For sure ile ilgili cümleler
English: Ali can't say for sure when Mary will arrive.
Turkish: Ali Mary'nin ne zaman varacağını kesin olarak söyleyemiyor.
English: Ali can't say for sure how many times Mary has been to Boston.
Turkish: Ali Mary'nin kaç kez Boston'da bulunduğunu kesin olarak söyleyemez.
English: Ali couldn't say for sure when he'd come back.
Turkish: Ali ne zaman geri döndüğünü kesin olarak söyleyemedi.
English: Ali can't say for sure where Mary lives.
Turkish: Ali Mary'nin nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemiyor.
English: Ali couldn't say for sure where the kidnappers had taken him.
Turkish: Ali çocuk hırsızlarının onu nereye götürdüğünü kesin olarak söyleyemedi.
For sure ingilizcede ne demek, For sure nerede nasıl kullanılır?
For : Uğruna. -e göre. Namına. Yönünden. Zarfında. Karşılığında. Adına. İçin. -e uygun. -dir.
Sure : Şüphesiz. Kesinlikle. Sabit. Sağlam. Mutlak. Kati. Muhakkak. Kesin. Soruşturmak. Elbette.
For a brief moment : Kısa bir an için. Küçük bir zaman periyodu esnasında.
For a certain sum : Belirli bir ücret karşılığı. Eğer belli bir miktar para verilirse.
For a change : Değişiklik olsun diye. Fark için. Değişimin hatırı için.
For a flash : Bir an için.
For a consideration : Para karşılığı.
İngilizce For sure Türkçe anlamı, For sure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak For sure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be my guest : Nasıl istersen. Ne istersen yap. Kendi evindeymiş gibi hisset. Tabii. İstediğinin gibi davran. Kafana göre takıl. Buyur. Ne olursa olsun. Misafirim ol.
And no mistake : Su götürmez. Kuşkusuz. Öyle olduğu kesin.
Make sure of : Kesinlikle bilmek. Sanırım. Sağlama almak. Emin olmak. Eminim. Doğru olup olmadığından emin olmak. -den emin olmak.
Regardless : Umursamayarak. Dikkatsiz. Aldırışsız. Önem vermeden. Herşeye rağmen. Kayıtsız. Karamazdan. Aldırmadan. Ne olursa olsun.
Beyond any doubt : Kati surette. Sorgulamasız.
As large as life : Doğal büyüklükte. Gerçek boyutta. Orijinal ölçüde. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Hakiki. Sapasağlam. Gerçek. Bizzat.
Absolutes : Mutlak. Katıksız. Tüm. Düzey. Salt. Sınırsız. Kati.
Affirmative : Müspet. Olumlayıcı. Olumlu. Olumlu cevap. Doğrulayıcı. Doğrulayan.
Absolute : Absolüt. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Salt. Tüm. Tam. Kati. Düzey. Mükemmel. Katışıksız. Saltık.
Assertive : Kendine çok güvenen. Savunan (hak). İddialı. İddiacı. Zorlayan. Kendine güvenen. İddia eden. Kendini hissettiren. Hakkını savunan.
For sure synonyms : really, absolutely, axiomatical, sure, affirmatives, damn well, ay, for certain, once and for all, precisely, as sure as a gun, decided, no doubt, by no means, beyond doubt, a hundred percent, bloody well, conclusive, beyond question, by no manner of means, aye, needs must, clean cut, categorical, bound to, as sure as fate, clearly, clear cut, faithfully, natch, certain, no wonder, by the square.

Bu kısımda For sure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede For sure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce For sure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz For sure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.