Sure nedir, Sure ne demek

Sure; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Kur'an'ın yüz on dört bölümünden her biri

"Sure" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İmam Efendi, bir serviye belini dayayıp çömelerek Mülk suresini okumaya başladı." - M. Ş. Esendal

Sure hakkında bilgiler

Sure (Arapça: سورة), Kur'an'da ayetlerden meydana gelen 114 bölümden her biri.

Bugünkü mushaflarda ilk sure Fatiha ve son sure ise Nas'dır. Surelerin sıralanmakronolojik veya tematik bütünlüğe göre değil, kabaca en uzun olanından en kısa sureye doğru yapılmıştır. En uzun sure 286 ayetten meydana gelen Bakara Suresi, en kısa sure ise 3 ayetten meydana gelen Kevser Suresidir. Kuranda Tevbe Suresi dışındaki sureler besmeleyle başlar. Surelerin yerlerinin Peygamber tarafından tayin edildiğine ve üçüncü Halife Osman'ın, Hicret'in 25. senesinde yazdırdığı altı mus'haf'ta bu sureleri yerlerine konulduğuna inanılır.

Sure'nin İbranice sıra, Arapça sur' veya Suriye dilinde yazıt anlamına gelen bir kökten türemiş bir kelime olduğuna inanılmaktadır.

Kur'an yazımının ilk vahiy ile birlikte başlamadığı, yazım işlemine Mekke dönemi sonları veya Medine dönemi başlarında başlandığı bilinmektedir.

Sure ile ilgili Cümleler

  • Kati surette reddettim.
  • Bu ayet hangi sureden?
  • İnsanoğlu Tanrı'nın suretinde yaratılmıştır.
  • Düğününü hiçbir surette kaçırmam.
  • Ben uzaktan yaklaşan bir suret gördüm.
  • Biz Tanrı'nın suretinde yaratıldık.
  • Tom, aslında hepimizin Tanrı'nın büründüğü suretlerden ibaret olduğumuzu anlamıyor.
 

Sure anlamı, tanımı:

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Suret : Biçim, yol, tarz. Görünüş, biçim. Yazı veya resim kopyası, nüsha. Resim, fotoğraf. Yüz, çehre. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü.

Suret almak : Bir belgenin kopyasını çıkarmak.

Sureta : Görünüşe göre, görünüşte. Yalandan.

Sureti haktan görünmek : Kendisini iyi niyetli imiş gibi göstermek. birinin iyiliği için çalışıyor görünmek.

Suretine girmek : Bir şeyin görünüşüne, biçimine benzemek.

Dört : Üçten bir artık. Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı.

Ayet : Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.

Meydan : Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Fırsat, imkân veya vakit. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Alan, saha.

Fatiha : Kur'an'ın ilk suresi.

Sıralanma : Sıralanmak işi.

Kronolojik : Zaman bilimsel.

Tema : Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Asıl konu, temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.

 

Surel : Yaklaşık bir dönümlük arazi, bir duvarlık taraça arazi

Suret almak : bir belgenin kopyasını çıkarmak.

Suret bağlamak : Vücut bulmak, teşekkül etmek.

Suret darısı : Küçük darı, güvercinlere verilen darı.

Suret düzmek : Resim yapmak, resmetmek.

Suret uğruluğu : Riya, mürailik.

Suret uğrusu : Mürai.

Suret yazmak : Resim yapmak.

Suretbaz : Eski Türklerde kukla oynatıcısına verilen ad. (Kuk) Eski Türklerde Kukla oynatıcı.

Suretiyle : Yoluyla, biçimiyle. İlgili cümle: "“Bir hafta, her gece çalışmak suretiyle hikâyesini bitirdi.”" H. E. Adıvar.

Diğer dillerde Sure anlamı nedir?

İngilizce'de Sure ne demek? : adj. certain; firm; confident; inevitable; reliable; steady

adv. certainly

n. sura, any chapter of the Koran

Almanca'da Sure : die Frist, die Zeitdauer, die Zeitspanne

Rusça'da Sure : n. сура (F)