Inevitable türkçesi Inevitable nedir

Inevitable ile ilgili cümleler

English: As a matter of fact, bankruptcy is inevitable.
Turkish: İşin dorusu iflas kaçınılmaz.

English: It is inevitable that I go to France someday, I just don't know when.
Turkish: Bir gün Fransa'ya gitmem kaçınılmaz, sadece ne zaman olduğunu bilmiyorum.

English: Accidents are inevitable.
Turkish: Kazalar kaçınılmaz.

English: Ali accepted the inevitable.
Turkish: Ali kaçınılmazı kabul etti.

English: It was inevitable that they would meet.
Turkish: Onların karşılaşmaları kaçınılmazdı.

Inevitable ingilizcede ne demek, Inevitable nerede nasıl kullanılır?

Inevitable abortion : Durdurulamaz düşük.

The inevitable hour : Kaçınılmaz saat. Ölüm anı. Kaçınılmaz son.

Bow to the inevitable : Kaderine razı olmak. Kadere razı olmak. Kaçınılmaza boyun eğmek. Kaçınılmazı kabullenmek. Kadere boyun eğmek.

Inevitableness : Kesinlik. Katiyet. Kaçınılmazlık. Sakınılamazlık. Sakınılmaz olma durumu. Menedilemezlik. Çaresizlik. Kaçınılamazlık. Kaçınılmaz olma durumu. Zorunluluk.

Inevitably : Kaçınılmaz bir şekilde. Sakınılmaz bir şekilde. Kati bir şekilde. Çaresiz. Kaçınılmaz olarak. Kaçınılması mümkün olmadan. Kaçınılamaz surette. Kesin bir şekilde. Kaçınılmaz şekilde.

 

Inevitabilities : Çaresizlik. Kaçınılmazlık.

Inevitability : Kaçınılamazlık. Kaçınılmazlık. Çaresizlik.

İngilizce Inevitable Türkçe anlamı, Inevitable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inevitable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Known : Bilinilen. Bilinen. Muayyen. Sayılı. Tanınan. Belli. Bilindik. Ünlü. Tanınmış. Bildik.

Gagging : Umutsuz. Komiklik yapmak. Düzletme. Vahim. Espri yapmak. Öğürmek. Kusacak gibi olmak. Kusturmak. Susturmak.

Fatal : Ölümcül, ölümle sonuçlanan, öldürücü. vahim. Ölümle biten. Öldürücü. Kaderde olan. Mukadder. Ölümcül. Kader. Fatal.

Forcedly : Zoraki. Mecburi. Mecburen.

Despairing : Ümidini yitirme. Ümitsiz. Umutsuz.

Compulsory : Mecburi. Zorlayıcı. Zorlama. Yükümlü. Cebri.

High and dry : Karaya oturmuş. Suyun dışında. Güvende. Karada kimsesiz ve çaresiz kalmış. Karaya vurmuş. Kimsesiz ve çaresiz. Sudan dışarı. Yardımsız. Tek başına.

Colder : Yapmacık. Sakin. Kesin olarak. Daha soğuk. Duygusuz. Sıkıcı. Donuk. Soğuk. Soğukkanlı.

Predictable : Önceden bildirilebilir. Önceden kestirilebilir. Öngörülebilir. Tahmin edilebilir.

Irremediable : Umarsız. Dermansız. Şifa bulmaz. Tedavisi mümkün olmayan. İrremediable. Onarılamaz. Tedavisi olanaksız. Tedavi edilemez. Düzeltilemez.

Inevitable synonyms : helpless, fateful, ladderproof, as death, unfailing, impuissant, farfetched, coldest, desperate, force majeure, impeditive, irremissible, run proof, indispensable, apodictic, expectable, no contingency, in the open, affined, expectative, aidless, bound to, foregone, immediate, compulsive, compulsives, forecasted, bounden, coercible, necessary, unpreventable, inevitably, de rigueur.

 

Inevitable zıt anlamlı kelimeler, Inevitable kelime anlamı

Evitable : Önlenebilir. Sakınılabilir. Feshedilebilir. Bertaraf edilebilir. Uzak durulabilir. Kaçınılabilir.

Unpredictable : Sonu belli olmayan. Ne yapacağı belli olmaz. Öngörülemez. Önceden kestirilemeyen. Sonu bilinmeyen. Sağı solu belli olmaz. Önceden bilinmez. Sonu bilinmez. Önceden kestirelemez. Tahmin edilemez.

Inevitable ingilizce tanımı, definition of Inevitable

Inevitable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Certain. Not evitable. Unavoidable. Incapable of being shunned.