Gagging türkçesi Gagging nedir

Gagging ingilizcede ne demek, Gagging nerede nasıl kullanılır?

Lallygagging : Serserice dolaşmak. Serserice dolaşma.

Gagged : Ağzı tıkalı. Kusturmak. Öğürmek. Espri yapmak. Susturmak. Kusacak gibi olmak. Komiklik yapmak. Ağzını tıkamak.

Gagger : Tokmak (döküm). Ağzını tıkayan kimse. Destek çubuğu. Tıpalayan kişi. Kumu yerinde tutmak için döküm kalıbı kumuna sıkıca yerleştirilmiş l şeklindeki demir parçası. Tıpacı.

Gaggers : Tıpacı. Tıpalayan kişi. Tokmak (döküm). Destek çubuğu. Kumu yerinde tutmak için döküm kalıbı kumuna sıkıca yerleştirilmiş l şeklindeki demir parçası. Ağzını tıkayan kimse.

Gaggle : Kaz sürüsü.

Gag on : Bir şey boğazını tıkamak.

Gag bit : Gem.

Gag order : Yasal duruşma ile ilgili ayrıntıların yayınlanmasını yasaklayan mahkeme kararı. Dava hakkında medyaya konuşmayı yasaklayan emir. Yayın yasağı. Yayınlama yasağı.

Gag a person : Bir kimsenin ağzını tıkamak. Konuşmayı veya başka sesleri engellemek için bir kişinin ağzına veya ağzının üzerine bir şey koymak.

Gag reflex : Öğürme refleksi.

İngilizce Gagging Türkçe anlamı, Gagging eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gagging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quipped : Latife. Şakayla karışık iğneli söz. Taş atmak. Şakayla karışık iğneli söz söylemek. İğneli söz. Şaka yapmak. Zekice söz. Hazırcevap. İğnelemek.

Agape : Şaşırıp kalmış. Şaşırmış. Afallamış. Sevgi. Ağzı açık kalmış. Merhamet. Muhabbet. Kutsal sevgi. Şaşkın. Hayretten ağzı açık kalmış.

Crack a joke : Güldürücü öykü anlatmak. Espri patlatmak. Şaka yapmak. Takılmak. Fıkra patlatmak.

High and dry : Karada. Güvende. Dımdızlak ortada kalmış. Yardımsız. Sudan uzakta. Kimsesiz ve çaresiz. Sorunlardan uzak. Karaya oturmuş. Karaya vurmuş. Karada kimsesiz ve çaresiz kalmış.

Gag : Espri. Haberin yayılmasına engel olmak. Hazırcevap olmak; sahnede tuluat yaparak seyirciyi güldürmek. Komik öykü. Gülüt yaratmak. Gag. Ağız tıkacı. Sahnede, doğaçlamaya giderek seyirciyi güldürmek ya da hazırcevap olmak.

Confutes : Aksini ispat etmek. Yalanlamak. Tersini ispat etmek. Çürütmek (bir görüşü vb). Çürütmek. Aksini ispatlamak. Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Aksini kanıtlamak.

Regurgitate : Geri çıkartmak. Çıkarmak (kusarak). Kusarak çıkarmak. Geri akmak. (yediklerini) geri çıkartmak. Kusmak. Geri çıkmak. (bir konuyu vb. anlamak için) tekrar etmek.

Bleaks : Rüzgara açık. Rüzgar alan. Kasvetli. Rüzgara maruz. Rüzgarlı. Kara. Sevimsiz. İnci balığı. Tatlısu sardalyası. Kötü.

Quench : Susuzluğunu gidermek. Yatıştırmak. Gidermek (susuzluğu). Su vermek (çelik). Sönmek. Dindirmek. Kırmak (umut vb). Bastırmak. Söndürmek.

 

Quip : Hazırcevap. Şakayla karışık iğneli söz söylemek. İğnelemek. Şakayla karışık iğneli söz. Şaka yapmak. Latife. Taş atmak. İğneli söz. Zekice söz.

Gagging synonyms : sorer, sorest, spewing, irredeemable, imperious, heaves, quenches, quenched, gloomier, confuting, quipping, boke, make sick, smoothing, open, desperately, burke, bellow, regurgitated, confuted, aidless, regurgitating, abject, bottle, bellowing, puked, gagged, keckling, hush, irreparable, forbidding, spewed, burked.

Gagging zıt anlamlı kelimeler, Gagging kelime anlamı

Closed : Kapalı. Kapatılmış. Basına kapalı. Donmuş. Bloke edilmiş. Kapanık. Örtük. Yumuk. Kapanmış.

Good natured : Yumuşak. Hoşgörülü. Yardımsever. Babacan. İyi huylu.