Closed türkçesi Closed nedir

Closed ile ilgili cümleler

English: "Just close your eyes," whispered Ali, and when Mary closed her eyes, he kissed her softly on the lips.
Turkish: Ali "Sadece gözlerini kapat." diye fısıldadı ve Mary gözlerini kapatınca, onun dudaklarını hafifçe öptü.

English: Ali angrily closed the door.
Turkish: Ali öfkeyle kapıyı kapattı.

English: "I love you," she murmured and closed her eyes.
Turkish: "Seni seviyorum," diye mırıldandı ve gözlerini kapattı.

English: A closed fist can indicate stress.
Turkish: Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.

English: After a long dispute the coal mines closed and the remaining miners were paid off.
Turkish: Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar.

Closed ingilizcede ne demek, Closed nerede nasıl kullanılır?

Closed account : Kapalı hesap. Para çekimi yapılamayan banka hesabı. Kapatılmış hesap.

Closed architecture : Kapalı mimari.

Closed area : Kapalı bölge. Kapalı alan. Yasak alan.

Closed ball : Kapalı küre.

Closed basin : Kapalı tekne. Kapalı havza. Kurak bölgelerde az çok dairesel ya da eliptik biçimde, çoğunlukla yapısal devimlerle oluşmuş, akarsuları denize ulaşmayan basıklık.

 

Closed circuit : Kapalı devre. Kapalı çevrim. Elektrik akımının ya da bir akışkanın akabileceği kendi üzerine kapalı yol. Kapalı akım.

Closed captioning : Kapalı başlık geçirme. Yayın metnini altyazılama (televizyon terimi). Alt yazı bindirme. Alt yazı yerleştirme. Yayın metnini altyazılama.

Closed blood circulation : Kapalı kan dolaşımı. Kapalı dolaşım.

Closed by : -e yakın.

Closed box : Kapalı kutu.

İngilizce Closed Türkçe anlamı, Closed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Closed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Booked : Kiralanmış. Nezarete alınmış. Ayırtılmış. Defterde kayıtlı. Ayrılmış. Hapis cezası almış. Rezerve edilmiş. Yeri ayrılmış. Kayıtlı.

Cloudily : Bulutlu. Hareli. Bulanık. Gölgeli. Belirsiz.

Cryptic : Gizemli. Gizli. Şifreli. Esrarlı. Hafi. Kriptik. Örtülü. Mestur.

Insulated : Ayrı tutulmuş. İzole. Ayrılmış. Yalıtık. Yalıtımlı. Yalıtkanlı. Yalıtılmış. İzole edilmiş.

Enveloped : Kuşatık. Sarılı. Üzeri örtülmüş. Paketlenmiş. Sarılmış. Sarma.

Captive : Köle. Mahkum. Mahpus. Esir. Kısıtlanmış. Rehine. Esir düşmüş. Baskı altında. Tutsak edilmiş. Tutsak.

Pent : Hapsedilmiş. Gizli kalmış.

Cliquiest : Özel. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Ayrıcalıklı.

Intraparietal : Organ duvarları içinde bulunan (anatomi terimi). İntraparyetal. Beynin parteyal bölgesinde bulunan (anatomi terimi). Duvarlar içinde bulunan. Gizli.

Latent : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ortada olmayan. Gelişmemiş. Uyku halinde olma ve belli şartlar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu. Gizli. Gizil. Henüz belirgin hale gelmemiş, gizli seyreden, klinik olarak belirti göstermeyen. Örtülü. Gizli seyreden, klinik olarak belirti vermeyen. uyku halinde olma ve belli koşullar oluşunca gelişme yeteneğinde olma durumu.

 

Closed synonyms : obstructed, unopen, nonopening, inclosed, drawn, implied, fastened, frozen, encased, veiled, frosted, implicit, cliquy, latents, confined, enclosed, collapsed, iciest, blocked, hard set, covered, embosomed, cicatriced, frostier, cloudiest, frosty, icy, unsociable, overclouded, cliquey, pent up, jailed, backhanded.

Closed zıt anlamlı kelimeler, Closed kelime anlamı

Unsealed : Mührü kırılmış. Mühürsüz. Sonuçlandırılmamış. Mühürlenmemiş. Mühürü açılmış. Açılmış. Açık.

Open : Fora etmek. Deşmek. Dürüst. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Açmak. Karara bağlanmamış. Açık (kapı). Ferah. Açılmak. Bildirmek.

Unobstructed : Kapatılmamış. Engellenmemiş. Tıkanmamış. Açık. Tam. Engelsiz.