Kapanık nedir, Kapanık ne demek

Kapanık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Kapanık" ile ilgili cümleler

  • "Yağmurlardan, rutubetten içinde paslı, kapanık ve sıkıntılı bir duygu belirmişti." - H. E. Adıvar
  • "Bütün varlığı bu kapanık havada tıpkı bahçenin son gülleri gibiydi." - A. H. Tanpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Dil balığı.

Kapanık tanımı, anlamı:

İçe kapanık : Dış dünyaya karşı ilgi ve ilişkisi güçsüz, içine kapanık (kimse), içine kapanık.

Kapan : Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer. Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak.

Kapanıklık : Kapanık olma durumu.

İçe kapanıklık : İçe kapanık olma durumu, içine kapanıklık.

Sisli : Üzerine sis inmiş olan, sislenmiş, bulanık.

Bulutlu : Karışık, net olmayan (bellek). Bulanık. Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış.

Karar : Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Bu yargıyı bildiren belge.

 

Sıkıcı : İç sıkan, can sıkan, tedirgin eden.

Kaçınık : Köşesine çekilmiş, insan içine çıkmak istemeyen (kimse).

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Muhteva. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Ten ile dış giysiler arası. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan. Oyuk şeylerin boşluğu. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım.

Ruh : Esans. Duygu. En önemli nokta, öz. Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü. Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu.

Kapanık ayak : Saz ozanlarının, karşılaşma, deyişme ve tekerlemelerde başvurdukları zor bulunur uyak oyunlarından biri. Bunda, uyak olabilecek sözcüklerin sayısı dördü aşmaz. / Olan oldu gitti iş işten geçti / Şimdi gaflet uykusundan ayıldım / Kâh tiken bitirdim kâh da gül açtı / Sular gibi her tarafa yayıldım. / Başımı hırkaya çekip büzüldüm / Düştüm, kalktım, üzdüm hem de üzüldüm / Yüz haddeden geçtim kaptan süzüldüm / Bir yarım yamalak adam sayıldım. / Huzuri biçmez mi kim ki ne eker / Bazen zehir çıktı bildiğim şeker / Açmış sarığını ufaktan çeker / Sofiy(i) meyhanede gördüm bayıldım (Huzuri)

 

Kapanık ile ilgili Cümleler

  • Ali içine kapanık oldu.
  • O, birleşik kaşından dolayı içine kapanık.
  • Ali çok içine kapanık.
  • Bill oldukça içine kapanıktır.
  • Fazla içine kapanıksın.

Diğer dillerde Kapanık anlamı nedir?

İngilizce'de Kapanık ne demek? : closed, shut; (hava) cloudy, overcast; gloomy, dismal; shy, unsociable

Fransızca'da Kapanık : fermée, enfermé/e; clos/e; sombre

Rusça'da Kapanık : n. хмельное (N)

adj. закрытый, меланхоличный, меланхолический, хмурый, облачный

adv. взаперти