Detentes türkçesi Detentes nedir

  • Yatışma.
  • Yumuşama.
  • Ülkeler arasında huzur.
  • Uluslararası ilişkilerde rahatlama.
  • Ara verme.
  • Uluslararası gerginliğin yumuşaması.
  • Detant.
  • Gerginliği azalma.
  • Ateşkes.

Detentes ingilizcede ne demek, Detentes nerede nasıl kullanılır?

Detente policy : Yumuşama politikası. Uluslararası ilişkilerin yenilenmesi öncesindeki aşama. Uluslararası ilişkilerdeki gerilimde azalma.

Detente : Gerginliği azalma. Ülkeler arasında huzur. Detant. Ateşkes. Ara verme. Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Yatışma. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Yumuşama.

Detent spring : Kilit yayı. Germe yayı. Tevkif yayı.

Detent : Mandal. Kol. Düğme. Kilit. Kontrol mekanizması. Germe kolu. Tetik.

Detention : Engelleme. Tevkif. Alıkoyma. Gecikme. Alıkonma. Evci çıkarmama cezası. Gözaltına alma. Tutuklama. Tutukluluk.

Detention without arrest : Tutuksuz gözaltında tutma. Bir kimseyi resmi tutuklama olmadan nezarethanede tutma. Tutuklamasız gözaltında tutma.

Detention on remand : Gözaltı veya tutukluluk süresinin uzatılması.

Detention home : Çocuk ıslahevi. Islahevi. Tevkifhane. Tutukevi.

Detention camp : Temerküz kampı. Toplama kampı. Alıkoyma kampı. Tecrit kampı. Tutukluların alıkonulduğu yer. Gözaltı kampı. Tutukevi. Tevkif kampı. Tevkifhane.

Detention barracks : Askeri hapishane.

 

İngilizce Detentes Türkçe anlamı, Detentes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detentes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cease fire : Silah bırakmak. Ateş kesmek.

Relaxations : Gevşetme. Yumuşatma. İstirahat. Rahatlama. Dinlenme. Eğlence. Hafifletme (ceza). Gevşeme. Relaksasyon.

Relief : Avuntu. Yardım. Nöbeti devralan kimse. Nöbet değiştirme. Dublör. Ferah. Kabartma. Ferahlama. Rahatlama. Takviye kuvvetleri.

Sensed : İdrak edilmiş. Understood. Hissedilmiş. Apprehended.

Catch : Çalışmak (mekanizma). Avlamak. Kapmak. Aldatmaca. Çalışmak. Topu tutma. Çekmek. Tutma. Yakalamak. Bityeniği.

Alleviate : Dindirmek. Kısmen gidermek. Yatıştırmak. Azalma. Hafiflemek. Hafifletme. Yüreğine su serpmek. Azaltmak. Yatıştırma. Hafifleme.

Relaxation : Gevşeme. Relaksasyon. Eğlence. Hafifletme (ceza). Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama. Hafifletme. Gevşeklik. Rahatlama.

Cessation : Kesilme. Duruş. Durdurulma. Mola. Sona erme. Ara. İnkıta. Fasıla. Durma.

Stop : Mani olmak. Durdurma. Durdurmak. F sayısı. Bilgisayar, gramer, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bırakmak. Son vermek. Durma. Duraklamak. Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma.

Ceasefires : Mütareke. Silah bırakma.

Detentes synonyms : rachet, heard, tranquility, detumescence, mellowing, desistence, cessations, pause, letup, desistance, armistice, truce, armistices, tranquillity, alleviation, sonorisation, softening, suspensions, reliefs, dog, ratchet, ratch, detente, maceration, voicing, solution, click, recess, alleviations, truces, subsidence, cessation of hostilities, ceasefire.

 

Detentes zıt anlamlı kelimeler, Detentes kelime anlamı

Undetected : Algılanmamış. Saptanmamış. Algılanmayan. Farkedilmemiş. Tespit edilmemiş.

Unnoticed : Gözden kaçmış. Farkına varılmamış. Görülmemiş. Farkedilmeden. Fark edilmemiş. Göze çarpmadan. Farkedilmemiş.