Detent türkçesi Detent nedir

Detent ile ilgili cümleler

English: He was given a detention for being out after curfew.
Turkish: O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.

English: Tom was given detention for talking during class.
Turkish: Tom'a ders sırasında konuştuğu için gözaltı cezası verildi.

English: He forgot to bring his homework, so he got detention.
Turkish: O, ev ödevini getirmeyi unuttu, gözaltı cezası aldı.

English: Ali is in detention.
Turkish: Ali tutuklu.

English: I escaped from the detention center.
Turkish: Ben ıslah evinden kaçtım.

Detent ingilizcede ne demek, Detent nerede nasıl kullanılır?

Detent spring : Tevkif yayı. Germe yayı. Kilit yayı.

Detente : Ara verme. Yumuşama. Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Ülkeler arasında huzur. Gerginliği azalma. Detant. Ateşkes. Yatışma.

Detente policy : Yumuşama politikası. Uluslararası ilişkilerdeki gerilimde azalma. Uluslararası ilişkilerin yenilenmesi öncesindeki aşama.

Detentes : Ateşkes. Yatışma. Yumuşama. Ülkeler arasında huzur. Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Ara verme. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Detant. Gerginliği azalma.

 

Detention : Alıkoyma. Engellenme. Gözaltına alma. Tutukluluk. Alıkonma. Tevkif. Engelleme. Tutma. Evci çıkarmama cezası.

Detention camp : Toplama kampı. Tutukevi. Tevkif kampı. Tecrit kampı. Tutukluların alıkonulduğu yer. Alıkoyma kampı. Temerküz kampı. Tevkifhane. Gözaltı kampı.

Detention center : Islahevi. Gözaltı merkezi.

Detention house : Tevkifhane. Tevkif evi. Gözaltı evi. Tutukevi. Tutuk evi. Suçluların tutuldukları yer (özellikle yaşı genç suçlular).

Detention without arrest : Tutuksuz gözaltında tutma. Tutuklamasız gözaltında tutma. Bir kimseyi resmi tutuklama olmadan nezarethanede tutma.

Detention cell : Hapis hücresi. Nezaret hücresi. Gözaltı hücresi. Mahkum veya tutukluların alıkonuldukları küçük oda.

İngilizce Detent Türkçe anlamı, Detent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pin : Toplu iğne. Raptiye. Kapmak. Saplama. İliştirmek. Broş. İğnelemek. Dübel ile tutturmak.

Crankshafts : Şaft ile sürülen veya şaft kullanan mil. Ana mili. Ana mil. Kaldıraç. Krank mili. Dirsekli mil. Krankmili.

Control mechanism : Denetim mekanizması. Kumanda mekanizması.

Switch : Dönmek. Vurmak. Sallamak. Düğmeye basıp açmak veya kapatmak. Geçmek. Susta. Değiştirmek. Yer değiştirmek. Açkılamak. Gırgır ağlarında mapaların açılıp kapanmasını sağlayan düzenek.

Click : Şaklatmak. Sükse yapmak. Jetonu düşmek. Çıtırdamak. Ses çıkarmak. Tıkırdamak. Başarmak. Tıkırdatmak. Jetonu düşmek (argo terim). Tıklamak.

Push button : Zil düğmesi. Elektrik düğmesi. Buton. Basmalı anahtar. Basma düğme. Basmalı düğme. Çıngı düğmesi. Tuş. Açma düğmesi.

 

Delicates : Yumuşak (dokunuş). Hassas (konu). Titiz. Kırılgan. Kibar. Narin. Leziz. Hassas. Kolay kırılabilen.

Delicate : Yumuşak (dokunuş). Narin. Duyarlı. Hassas (konu). Titiz. Hassas. İnce. Lezzetli. Kırılgan. Nazik.

Awake : Uykudan kalkmak. Farkında olan. Bilinçli. Kışkırtmak. Canlanmak. Bilincinde. Gözünü açmak. Uyandırmak. Farkında.

Detent synonyms : rachet, clothespin, col, co, catcher, watchful, fid, padlock, brachion, nimblest, dapper, clothes pin, knob, bracket, lock, lynchpin, locking, latching, arm, ratch, brachial, stop, catch, crank, control knob, branch, bell crank, crankshaft, ratchet, trimmings, branches, nimbler, button.

Detent ingilizce tanımı, definition of Detent

Detent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which locks or unlocks a movement. Especially, in clockwork, the catch which locks and unlocks the wheelwork in striking. A catch, pawl, or dog.