Delicates türkçesi Delicates nedir

  • Kolay kırılabilen.
  • Titiz.
  • Hassas.
  • Tetik.
  • Yumuşak (dokunuş).
  • Hassas (konu).
  • Narin.
  • Kırılgan.
  • Leziz.
  • Kibar.

Delicates ile ilgili cümleler

English: Sorry, where can I find a delicatessen?
Turkish: Affedersiniz, nerede bir şarküteri bulabilirim?

Delicates ingilizcede ne demek, Delicates nerede nasıl kullanılır?

Delicatessen : Mezeler. Mezeci. Soğuk mezeci. Şarküteri. Hazır yemek ve salata dükkanı. Mezecei dükkanı. Hazır yemek. Mezeci dükkanı. Meze.

Delicatessen food : Meze.

Delicatessens : Hazır yemek ve salata dükkanı. Mezeci. Meze. Mezecei dükkanı. Şarküteri. Mezeler. Mezeci dükkanı. Soğuk mezeci. Hazır yemek.

Delicate balance : Çok kırılgan olan denge durumu. Hassas denge. İnce denge.

Delicate fabric : Narin çamaşırlar.

Delicate hint : Narin iz. Çok açık ve anlaşılır olmayan ipucu. Küçük iz. Küçük ipucu.

Delicate matter : Nazik konu. Hassas konu. İnce iş.

Delicate : Nazlı. Kolay kırılabilen. Güvenli. Narin. Duyarlı. Yumuşak (dokunuş). İnce. Kibar. Lezzetli. Leziz.

Delicate subject : Dokunaklı konu. Duyarlı konu. Hassas mevzu. Nazik mesele. Hassa konu. Hassas konu.

Delicate question : Duyarlıklı soru. Yanıtlayıcıyı tedirgin edip ürkütebilecek kişisel ve özel soru.

İngilizce Delicates Türkçe anlamı, Delicates eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Delicates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frailer : Kolay kırılır. Tatsız. Nanemolla. Dayanıksız. Hafif. Hafif ve kırılgan. Çelimsiz. Yavan. Zayıf (şans vb).

Finer : Uygun. Hoş. İyi. Nefis. Mükemmel. İnce. Güzel. Saf.

Blandest : Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Mülayim. Yumuşak. Uysal. Sıkıcı. Yavan. Tatsız. Şahsiyetsiz. Fazla tatlı olmayan.

Choosey : Zor beğenen. Müşkülpesent. Seçici. İnce eleyip sık dokuyan (ayrıca choosy).

Climacteric : Kritik. Yaş dönümüyle ilgili. Buhranlı yaş devresi. Yaş dönümü. Menopozla ilgili. Kritik dönem. Bunalımlı. Menopoz. Menapoz.

Daintier : Nefis. Lezzetli. İnce. Nazik. Düzenli. Zarif. Daha lezzetlisi.

Gustful : Rüzgarlı. Şiddetli (fırtına vb). Fırtınalı.

Breakable : Kırılır. Ehlileşir. Bozulabilir. Kırılabilir. Sürülebilir (toprak).

Exquisite : Çok büyük (acı veya mutluluk). Aşırı. Üstün. Şiddetli. Zarif. Seçkin. Muhteşem. Nefis.

Exorable : Kolay kanan. İncitmekten çekinen. Kolay ikna edilen. Sevgi dolu. Merhametli. Müşfik. Şefkatli.

Delicates synonyms : blancmanges, critical, scrumptious, classier, frailest, agile, delicious, flappable, slipperier, chivalrous, cleanlier, detent, flavorful, gustable, feeling heart, slippery, fey, daintiest, attackable, dainty, difficult, saporous, finest, watchful, brittle, frail, blander, eggshell, civilised, bland, accurate, ambrosias, fairylike.

 

Delicates zıt anlamlı kelimeler, Delicates kelime anlamı

Unbreakable : Kırılmaz. İşlenemez (toprak). Ehlileşmez. Bozulamaz.

Unskilled : Hünersiz. Kaba. Niteliksiz. Deneyimsiz. Beceri gerektirmeyen. Beceriksiz. Acemi. Vasıfsız. Becerisiz. Dirayetsiz.