Blandest türkçesi Blandest nedir

  • Sıkıcı.
  • Yumuşakbaşlı.
  • Şahsiyetsiz.
  • Tatsız.
  • Kibar.
  • Uysal.
  • Mülayim.
  • Yumuşak.
  • Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek).
  • İnce.
  • Yavan.
  • Fazla tatlı olmayan.

Blandest ingilizcede ne demek, Blandest nerede nasıl kullanılır?

Blander : Fazla tatlı olmayan. Yavan. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yumuşak. Sıkıcı. Yumuşakbaşlı. İnce. Tatsız. Şahsiyetsiz. Uysal.

Bland : Şahsiyetsiz. Tadı bebek maması gibi ve hazmı kolay olan (yemek). Yumuşak. Sıkıcı. Fazla tatlı olmayan. İnce. Yavan. Yumuşakbaşlı. Tatsız. Kibar.

Blandish : Yağ çekmek.

Blandished : Yaltaklanmak. Yağ çekmek. Dil dökmek. Gönlünü almak. Dil dökerek gönlünü almak.

Blandisher : Yaltaklanan. Yağ çeken. Okşayan. Dil döken. Dalkavukluk eden kimse.

Scrubland : Alçak ağaçlar veya çalılarla kaplı arazi bölgesi. Çalılık veya bodur ağaçlarla kaplı alan.

Blanch : Beyazlatmak. Rengi atmak. Rengini açmak. Kalaylamak. Benzi atmak. Sararmak. Soldurmak. Ağartmak. Yüzünün rengi solmak. Cilalamak.

Blandishment : Dil dökme. Kandırmak için söylenen veya edilen iltifat. Yağcılık. Tatlı söz.

Blance walking with turning : Araçta, yerde ve sınırlı dayanak yüzeyi üstünde dönüşleri de kapsayan yürüme. Dönüşlü denge.

Blandishments : Dil dökme. Kandırmak için söylenen veya edilen iltifat. Yağcılık. Albeni. Tatlı söz.

 

İngilizce Blandest Türkçe anlamı, Blandest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blandest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attics : Atika ile ilgili. Atinalılarla ilgili. Çatıarası oda. Doğru. Tavanarası. Tavan arası. Sade. Çatı odası. Çatı katı.

Blancmange : Muhallebi. Sütlü pelte. Pelte. Paluze. Tatlı. Hafif (yemek). Yumuşak başlı.

Bedclothes : Çarşaf. Nevresim. Yatak takımı. Yatak örtüleri. Yatak takımları.

Doughface : Kolayca yönlendirilen kimse. Gevşek. Zayıf. (abd tarihi) iç savaş sırasında güney'i desteklemiş olan kuzeyli (özellikle de köleliği kınamayı reddetmiş kuzeyli kongre üyesi).

Creamier : Kremalı. Kaymaklı. Kaymak kıvamında olan. Krem gibi. Kremsi. Kaygan. Kaymak gibi.

Favonian : Batıdan esen rüzgar. Tatlı. Merhametli. Batı rüzgarı. Elverişli. Keyifli. Ilıman (iklim). Ilıman. Batı rüzgarına benzer.

Mackinaw : Kısa iki düğmeli yün ceket. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Oduncu ceketi.

Civiler : Resmi. Sivil. Vatandaşlarla ilgili. Devlete ait. Kamu. Yurttaşlık ile ilgili. Hükümete ait. Bireysel. Mülkiye. Ferdi.

Would not harm a fly : Sineği bile öldürmez. Karıncayı bile ezmez. Çok yumuşak. Karıncayı bile incitmez.

Civilized : Nazik. Uygarlık düzeyine ulaşmış olan. bk. uygarlık, uygar toplum, krş. ilkel toplum. Hoş. Medenileşmiş. Sosyal. Seviyeli. Düzeyli. Uygar.

Blandest synonyms : mackinaw blanket, natural covering, bovine, bed clothing, amenable, chivalrous, blander, afghan, gentle, as meek as a lamb, crudest, as soon as, acquiescent, bruskest, cushiony, sweet tempered, compliable, bap, feather like, barren, would not hurt a fly, ductile, bald, manta, sweet natured, crude, characterless, aristocratic, civil, electric blanket, cheerless, biddable, balder.

 

Blandest zıt anlamlı kelimeler, Blandest kelime anlamı

Emotionality : Hassaslık. Durgunluk. Hislilik. Duygusallık. Hassasiyet. Duyarlılık. Duyarlık.

Uncover : Örtüsünü kaldırmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Açmak. Meydana çıkarmak. Deşifre etmek. Örtüsünü açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Şapka çıkarmak. Üstünü açmak.