Blanch türkçesi Blanch nedir

Blanch ingilizcede ne demek, Blanch nerede nasıl kullanılır?

Blanch over : Mazur göstermek. Ayıbını örtmek.

Blanch with : Yüzü solmak.

Blanchard quah decomposition : Blanchard-quah ayrıştırması.

Blanche : Bir kadın adı. Kadın ismi.

Blanched : Beyazlamış. Beyazlatılmış. Kalaylı.

Blanchers : Para aklayan kimse. Ağartıcı. Yemeğin haşlanmak veya buğulanmak üzere alçaltılabildiği bir sepeti olan tencere. Ağartan. Beyazlatan kimse. Para temizlemek için kullanılan kimyasal karışım. Beyazlatan. Ağartma maddesi.

Blanches : Beti benzi atmak. Kalaylamak. Yüzünün rengi solmak. Cilalamak. Ağartmak. Beyazlatmak. (et vb) haşlamak. Rengi atmak. Soldurmak. Sararmak.

Abel blanchard model : A-b modeli. Abel-blanchard modeli.

Ballet blanc : Klasik biçimde oynanan, dansçıların ak, kısa etekler giydiği dansa verilen ad. Ak bale.

Mont blanc : Mont blanc dağı (beyaz dağ). Avrupa'nın isviçre italya ve fransa sınırında bulunan en yüksek dağı (4, 807 m).

İngilizce Blanch Türkçe anlamı, Blanch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blanch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Walk into : Saldırmak. Gözünü kırpmadan saldırmak. Başını belaya sokmak. Çatmak. Girmek. Aşağılamak. (birinin üzerine) saldırmak. Burun buruna gelmek. Azarlamak.

Pale : Solgun. Soluk. Rengi solmak. Sönük kalmak. Kazığa oturtmak. Kazık çakmak. Sınırlandırmak. Sarartmak.

Gloss : Parıltılı yapmak. Parlaklık. Yorumlamak. Yaldızlamak. Örtbas etmek. Perdah. Yaldız yapmak. Açıklama. Parlamak.

Cook : Pişmek. Üzerinde oynamak (hesaplar). Hazırlamak. Yapmak. Mahvetmek. Aşçı. Yemek pişirmek. Oynama yapmak. Pişirmek. Uydurmak.

Fade : Unutulup gitmek. Sıvışmak. Açılma - kararma. Zayıflatmak. Güçten düşmek. Rengi solmak. Açmak. Gevşemek.

Degrades : Kepaze etmek. Rütbesini indirmek. Onurunu kırmak. Küçük düşürmek. Gerilemek. Küçültmek. İndirgemek. İki paralık etmek. Aşınmaya uğramak.

Paled : Parmaklıklı. Rengi solmak. Kazığa oturtmak. Solmak. Sınırlandırmak. Kazık çakmak. Çitli. Sönük kalmak.

Blenches : Ağarmak. Geri çekilmek. Rengi solmak. İrkilmek. Çekinmek. Ürkmek.

Colour : Yüzü kızarmak. Gerçek yüz. Etkilemek. Nüans. Ten rengi. Boyamak. Boya renklendirmek. Canlılık. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir.

Blanch synonyms : decolor, swear like a trooper, bleachs, blenched, sworn, bleach, glosses, blanching, chalk, glossed, give a polish, yellows, finish, discolour, blight, chalking, yellowed, burnishing, turn yellow, blenching, chalks, swears, furbish, furbished, lighten, bleaches, change color, fades, discoloring, calcimines, decolorate, decolourise, furbishes.

 

Blanch ingilizce tanımı, definition of Blanch

Blanch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Age has blanched his hair. To leave unnoticed. Ore, not in masses, but mixed with other minerals. As, his cheek blanched with fear. To use evasion. As, to blanch linen. To avoid, as from fear. To evade. To bleach. To take the color out of, and make white. To grow or become white. The rose blanches in the sun.