Blanched türkçesi Blanched nedir

  • Beyazlatılmış.
  • [#kalay Kalaylı].
  • Beyazlamış.

Blanched ingilizcede ne demek, Blanched nerede nasıl kullanılır?

Carte blanche : Kayıtsız ve şartsız yetki. Kayıtsız şartsız yetki. Açık kart. Tam yetki. Sınırsız yetki. Kart blanş. Sınırsız harcama yetkisi.

Give carte blanche : Açık kart vermek.

Blanche : Bir kadın adı. Kadın ismi.

Blanchers : Para aklayan kimse. Ağartıcı. Ağartma maddesi. Para temizlemek için kullanılan kimyasal karışım. Beyazlatan kimse. Ağartan. Yemeğin haşlanmak veya buğulanmak üzere alçaltılabildiği bir sepeti olan tencere. Beyazlatan.

Blanches : Beyazlatmak. Cilalamak. Soldurmak. Rengini açmak. (et vb) haşlamak. Rengi atmak. Sararmak. Kalaylamak. Benzi atmak. Haşlamak (et).

Blanching : Kasarlama. Ağartmak. Beyazlatmak. Rengi atmak. Beti benzi atmak. Ağartma. Rengini açmak. Soldurmak. Kalaylamak. Haşlama.

Blanch over : Ayıbını örtmek. Mazur göstermek.

Blanch with : Yüzü solmak.

Blanch : Rengi atmak. Haşlamak (et). Rengini açmak. Soldurmak. Yüzünün rengi solmak. Benzi atmak. Sararmak. Cilalamak. Ağartmak. (et vb) haşlamak.

Blance walking with turning : Dönüşlü denge. Araçta, yerde ve sınırlı dayanak yüzeyi üstünde dönüşleri de kapsayan yürüme.

İngilizce Blanched Türkçe anlamı, Blanched eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blanched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stanniferous : Yapısında kalay bulunan. Kalay içeren. Kalay oluşturan.

Pewters : Kalay alaşımı. Kalay ve kurşun alaşımı. Bu alaşımdan yapılan kap. Kurşun kalay alaşımı. Kalay-kurşun alaşımı. Kalay kap. Kurşun ve kalay alaşımı.

Whitened : Bembeyaz yapmak. Ağartmak. Solmak. Beyazlatmak. Beyazlaşmak. Ağarmak. Beyazlamak. Ağarık. Açmak (renk).

White : Gözün beyaz kısmı. Beyaz. Solgun. Yumurta akı. Beyaz ırktan olan. Sütlü kavhe. Soluk benizli. Göz akı.

Ashen : Kül renkli. Dişbudak. Çok soluk. Solgun. Kül rengi. Külden oluşan. Çok solgun. Soluk gri. Küllü. Külrengi.

Etiolated : Solmuş.

Hoary : Yaşlı ve saygıdeğer. Yaşlı başlı. Ağarmış. (saç) ak. Ak. Ak saçlı. Eski. (saç) kır. Kır.

Tinnier : Tenekeli. Teneke gibi ses çıkaran. Ucuz. Beş para etmez. Tiz ve çirkin (madeni ses). Teneke gibi. Bira tenekesi. Tenekemsi.

Tinny : Ucuz. Teneke gibi. Tenekemsi. Tenekeden. Boktan. Tiz ve çirkin (madeni ses). Çıngırtılı. Tenekeli. Bira tenekesi. Beş para etmez.

Pewter : Kurşun ve kalay alaşımı. Kalay kap. Bu alaşımdan yapılan kap. Kalay alaşımı. Kurşun kalay alaşımı. Kalay ve kurşun alaşımı. Kalay-kurşun alaşımı.

Blanched synonyms : hoariest, livid, hoarier, stannous, colorless, bleached, containing tin, bloodless, etiolate, stannic, tinned, tinniest, colourless, whited.

Blanched zıt anlamlı kelimeler, Blanched kelime anlamı

Colorful : Canlı. Parlak. Renkli. Rengarenk. Hareketli. Renk renk. Ala.